YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6406
KARAR NO : 2009/5063
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan kal istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife ait proje ve vaziyet planına göre, müvekkillerine ait bağımsız bölümün Ticaret Merkezi olarak belirlenen kısma komşu olduğunu, tesislerin yapımına karar alındığını, ancak kooperatifin projeye uymadan bağımsız bölümün manzarasını kapatacak şekilde inşa ettiğini, ayrıca proje dışı olarak bekçi evinin de inşa edildiğini, üyeler arası eşitliğin bozulduğunu, müvekkilinin yazlık olarak inşa edilen evinin binanın arka duvarı ve bekçi evinin giriş kapısını gördüğünü ileri sürerek, projeye aykırı olarak inşa edilen ticaret merkezi ve bekçi evinin kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif temsilcisi 6.2.1998 tarihli celsede, yapının imar durumuna göre yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin ilk kararı ile yetkisizliğe ilişkin ikince kararı ve son olarak davanın kabulüne ilişkin üçüncü kararı Yargıtay 11. HD’nce bozulmuştur. Yargıtay 11. HD’nin en son bozma ilamında özetle “Bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, yapılan inşaatın plan, proje ve imar mevzuatı bakımından uygun yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, bu nedenle dava konusu inşaatla ilgili olarak imar mevzuatı ve iskan ruhsatı yönünden bizzat mahkemece belediyeden görüş sorulması, imar projesi, inşaat ruhsatı, vaziyet planı gibi inşaatla ilgili belgelerin getirtilmesi, oluşturulacak uzman bilirkişi vasıtasıyla mahallinde keşif yapılması, inşaatların vaziyet planına, projeye ve imar mevzuatına uygunluğu yönünden rapor alınması ve özelikle çıkma mesafeleri bakımından durumun değerlendirilmesi, hangi noktalardan ölçülmesi gerektiğinin açıklattırılıp, krokide denetime uygun şekilde işaretlendirilmesi ve önceki raporlar da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taşınmaz için inşaat ruhsatı alınmış ise de, beş yıllık sürede iskan ruhsatı alınmadığı için inşaatın ruhsatsız duruma düştüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne, inşa edilen sosyal tesis ve bekçi evinin kal’ine karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kooperatifçe yaptırılan, ancak davacılara ait konutların görüş alanını engellediği, proje ve vaziyet planına aykırı olarak inşa edildiği iddia edilen ticaret merkezi ve bekçi evinin kal’i istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay 11. HD’nin 2006/9751 esas 2007/5557 karar sayılı son bozma ilamında, özellikle dava konusu inşaatla ilgili olarak imar mevzuatı ve iskan ruhsatı yönünden bizzat mahkemece belediyeden görüş sorulması, imar projesi, inşaat ruhsatı, vaziyet planı gibi inşaatla ilgili belgelerin getirtilmesi, oluşturulacak uzman bilirkişi vasıtasıyla mahallinde keşif yapılması, inşaatların vaziyet planına, projeye ve imar mevzuatına uygunluğu yönünden rapor alınması ve çıkma mesafeleri bakımından durumun değerlendirilmesi hususlarına değinildiği halde, mahkemece belediyeden görüş sorulmamıştır. Belediyeye yazı yazılarak, davaya konu taşınmaza ilişkin belgeler istenmiş, belediyeden ise yalnızca inşaat ruhsatı gönderilmiş, bu şekilde dava dosyası Didim Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazısı ekinde gönderilmiş, talimat yazısında gerekli belgeleri inceleme ve suret alma konusunda bilirkişilere yetki verildiği belirtilmiştir. Ancak bu suretle alınan bilirkişi raporunda, “Belediye ve Tapu Müdürlüğünde herhangi bir proje, vaziyet planı ve yapı kullanma izin belgesi bulunamadığı, dava konusu yere ilişkin 27.09.1999 tarihli 156 metrekarelik inşaat ruhsatı dosya içinde ise de ruhsatla ilgili belgenin dosyada olmadığı, yapı kullanma izin belgesinin dosyada olmaması nedeniyle de aradan 5 yıl süre geçtiği için inşaatın ruhsatsız duruma düştüğü” belirtilmiştir. Mahkemece, bu rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de esasen bu rapor önceki çelişkileri gidermeye yeterli olmadığı gibi, yapılan araştırma da iskan ruhsatının yenilenmemesi nedeniyle inşaat ruhsatının geçersiz olduğu sonucuna varmaya yeterli değildir. Ayrıca keşif sonucu alınan inşaatçı bilirkişilerin raporunda 202 ada 521 sayılı parselden bahsedildiği halde, fen bilirkişisinin raporunda 150 ada 1 sayılı parselden bahsedilmekte olup, kararda bu çelişki hususunda da bir açıklama yapılmamıştır. Bu itibarla, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde, öncelikle bizzat mahkemece Didim Belediyesine yazı yazılarak, davaya konu taşınmazlara ilişkin olarak yargılama sürecindeki aşamalar ile daha önce verilmiş ruhsatlardan da bahsedilerek, dava konusu inşaatın ruhsatlı olup olmadığı ve mevcut durumun ruhsata uygun olup olmadığı hususunda ayrıntılı görüş sorulması, belediyeden gelecek görüş uyarınca gerekli bilgi ve belgelerin belediye ve ilgili diğer yerlerden mahkemece getirtilmesi, yapı kullanma izin belgesi varsa buna ilişkin belgelerin getirtilmesi, son bilirkişi raporunda dosyada olmadığı belirtilen betonarme ve mimari proje de getirtilmek suretiyle keşif yapılması, bu suretle mevcut çelişkilerin somut olarak tartışılıp değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.