Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3597 E. 2006/5713 K. 10.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3597
KARAR NO : 2006/5713
KARAR TARİHİ : 10.10.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK.nun 277 ve izleyen maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmış olup, davalılar arasında yapılan ve tapulu taşınmazın kayden satımına ilişkin tasarrufun iptâli istemine ilişkindir.
İcra takip alacaklısı davacı tarafından, Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2000/1519 takip sayılı dosyası üzerinden takip borçlusu davalı … hakkında başlatılan icra takibinin kesinleşmesi sonucu; icra müdürlüğünce İİK.nun 143. maddesi hükmüne uygun olarak (47.736.775.000) TL. tutarlı kesin aciz belgesi düzenlenmiştir.
İcra takibine dayanak alınan kredi kartı üyelik bankacılık hizmet sözleşmesi 08.03.1990 tarihlidir. Borçlu davalı, Ankara İli, … İlçesi, …’de bulunan ve 1224 ada 3 parsel sayılı adına tapuda kayıtlı villasını, 08.01.2003 tarihinde kayden diğer davalı …’ya satmıştır. Buna göre, davalılar arasındaki tasarrufun, borcun doğum tarihinden sonra yapıldığı açıklıkla anlaşılmaktadır. Davada, İİK.nun 282. maddesine uygun olarak borçlu ile tasarrufta bulunan üçüncü kişi … aleyhine açılmıştır.
Borçlu davalıya ait taşınmazın diğer davalıya resmi olarak satışına ilişkin düzenlenen akit tablosunda borçlu davalıya ödenen satış bedelinin 15 milyar TL. olduğu belirtilmiştir. Oysa, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla yapılan keşif ve inceleme sonucu düzenlenen 14.01.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise, tasarruf tarihi itibariyle taşınmazın … piyasa rayiçlerine göre değerinin (79.600.000.000 TL) olduğu saptanıp açıklanmıştır. İİK.nun 278/11-b.2 maddesi hükmü gereğince, “akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre, borçların ivaz olarak pek … bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama hükmünde olup, mutlak batıldır. Borçlu ile doğrudan tasarrufta bulunan üçüncü kişinin iyiniyetli olması anılan yasa hükmünün uygulanmasında gözetilemez. Alıcı davalının inandırıcı ve kabul edilebilir yasal delillerle, … bedelin haricen ödendiğini kanıtlaması zorunludur. Davalılarca, savunmalarına dayanak alınan 15.05.2002 günlü “satış sözleşmesi” başlıklı adi yazılı sözleşme ile bu sözleşme uyarınca düzenlenen, lehdarı borçlu davalı, keşidecisi diğer davalı … olan altı adet bono davalılarca birlikte her zaman düzenlenebilen nitelikte belgeler olduğundan … satış bedeli tutarının belirlenmesini ve bu satış bedelinin borçluya ödendiğini kanıtlayan belge ve delil olarak kabul edilemez. O halde, … satış bedelinin 65 milyar TL. olduğu ve alıcı tarafından satıcı borçluya haricen ödendiği davalılar tarafından inandırıcı belgelerle kanıtlamadığından ve tüm yasal koşullarda gerçekleşmiş bulunduğundan mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; hukuksal olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.