Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9598 E. 2023/125 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9598
KARAR NO : 2023/125
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Davacı hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.10.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 18.04.2007 tarihinde tutuklandığı, 08.08.2008 tarihinde tahliye edildiği ve yapılan yargılama ile davacının beraat ettiği, haksız tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 29.12.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın 3 aylık yasal süresinde açılmadığını, yasadan kaynaklanan tutuklama işlemi yapıldığını, davacı zararını ispatlayacak belge sunamadığını, talep ettiği tazminat miktarının fazla olduğu, dava dilekçesinin yasanın aradığı şekil şartlarını taşımadığından davanın reddi gerektiğini öne sürmüştür.
3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/298 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararı ile; tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.777,78 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4…. 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/298 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/1750 Esas, 2022/4408 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminatın eksik olduğundan 6.998,37 TL olması gerektiği ve manevi tazminatın ise eksik olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5…. 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/326 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.998,37 TL maddi, 16.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 15.11.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise manevi tazminatın eksik olduğundan bozulmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece yeterince araştırma yapılmadığı, cevap dilekçesinde öne sürülen hususların dikkate alınmadığını, davacı hakkında koşulları gerçekleşmediği halde tazminat talebinin reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmemesi gerektiği, takdir edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğu yaşanan mağduriyetin üzerinde olduğu ve reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma ilamındaki esaslar dikkate alınmadığından hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/159 Esas, 2015/171 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 19.04.2007 – 08.08.2008 tarihleri arasında 477 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.09.2015 tarihinde kesinleştiği, 29.09.2015 tarihinde kararın tebliğ edildiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının açılan davaya muvafakat ettiği, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin kesintisiz infaz gördüğü, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, mükerrer dava açılmadığı kazancının belirli bir miktar olmadığı belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak 6.998,37 TL maddi, 16.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/159 Esas, 2015/171 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 19.04.2007 – 08.08.2008 tarihleri arasında 477 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.09.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden
Davacının geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması gerekmektedir. Mahkemenin 22.04.2016 tarihli ve 2015/298 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararına yönelik dairemizin 06.06.2022 tarihli ve 2022/1750 Esas, 2022/4408 Karar sayılı bozma ilamına, mahkemece bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sırasında uyulmasına karar verilmişse de, 477 gün süreyle tutuklanan davacı için bu ölçütlere uymayacak ve bozma ilamını etkisiz hale getirecek şekilde, benzer davalardaki emsal uygulamalarına da aykırı olacak biçimde tutukluluk süresi ile bağdaşmayacak az bir miktar olan 16.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-2) nolu paragrafında açıklanan nedenle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/326 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.