Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4872 E. 2023/223 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4872
KARAR NO : 2023/223
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 22.05.2018 tarihli ve 2018/385 Esas, 2018/885 Karar sayılı ek kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 07.01.2015 – 09.04.2015 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/77 Esas, 2017/49 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 09.05.2017 tarihinde beraat kararı verildiğini ve bu kararında 03.06.2017 tarihinde kesinleştiğini belirtmiş, davacının olay nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zarar için 15.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 35.000,00 TL tazminatın yakalamadan itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.08.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının, davacının tazminat isteyebilecek kişilerden olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacının zarara ilişkin belge sunmadığını, avukatlık ücretinin tazminata dahil edilemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve tazminata hükmedilirse hangi tedbir nedeniyle hükmedildiğinin kararda açıkça gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir.

3. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2017 tarihli ve 2017/237 Esas, 2017/351 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/385 Esas, 2018/885 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/385 Esas, 2018/885 Karar sayılı ek kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.08.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin reddi ile ek kararın onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğuna, bu kararın 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinde sayılan temyiz edilemeyen kararlardan olmadığına ve bu nedenle ek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Koruma tedbirlerine dayalı tazminat davalarının niteliği itibariyle yargılama sırasında sadece 5271 sayılı Kanun’un uygulanması halinde, adil ve hukuka uygun kararlar verilebilmesi ve ilgilerin zararlarının karşılanması hususunda bir kısım sorunların ortaya çıkabilecek olmasından dolayı bu davalarda esas olarak 5271 sayılı Kanun uygulanmakla birlikte, bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda, 6100 sayılı Kanundaki düzenlemeler uygulanmaktadır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının miktar itibari ile temyiz edilebilir olup olmadığı 6100 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmektedir. Buna göre, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez.

Bu açıklamalar çerçevesinde, karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 47.530 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma, görevi yaptırmamak için direnme ve kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçlarından 08.01.2015 – 09.04.2015 tarihleri arasında 91 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının 15.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 10.108,28 TL maddi ve 6.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 2.910,69 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle reddedilen toplam 26.089,31 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin olduğu görülmekle, davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/385 Esas, 2018/885 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.