YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2955
KARAR NO : 2022/11577
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/04/2019 gün, 2016/15030 E- 2019/3914 K sayılı ilamında; “….Tasarrufun iptali davalarının İİK’nın 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılması ve zorunlu dava arkadaşı durumunda olan borçlu ile davalı … Dış Tic. Ltd. Şti’nin dava konusu taşınmazı sattığı 3.kişi …. Sanayi ve Ticaret A.Ş’ne dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya katılımı sağlanıp bildirecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmediği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacı vekiline taraf teşkilinin sağlanması için 2 haftalık süre verildiği, süresinde davacı vekili tarafından ara kararının gereğinin yerine getirilmediği, davacı vekiline ikinci kez Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda taraf teşkilini sağlamak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve kesin süre içerisinde taraf teşkili sağlanamadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş, 17/11/2020 tarihli 8. Celseye kadar davacı vekili tarafından taraf teşkili sağlanamadığından bahisle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/d ve HMK 115/1-2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine; karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapıldığı belirtilmişse de bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Şöyleki;
İİK 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davası borçlu ile onunla hukuki işlemde bulunan veya borçlunun kendisine ödeme yaptığı kişiler ile kötüniyetli 3. kişilere karşı açılır. Bu kişiler arasında yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan alacaklı davasını bu kişilere yönetmek zorundadır. Zorunlu dava arkadaşlığı olan hallerde dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen kişinin ayrıca dava edilmesine gerek yoktur. Davalı gösterilmeyen zorunlu dava arkadaşına dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir açıklamaları davetiye tebliğ edilmek suretiyle davaya katılması sağlanmalıdır. Bu yasal zorunluluğu, hakimin kendiliğinden göz önünde bulundurması gerekir.
Somut olayda; davacı davalı borçlu … Dış Tic. Ltd. Şti’nden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Tatvan İcra Müdürlüğünün 2012/174 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı Muş ili, … İlçesi, … köyündeki 416 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 katlı idari bina, kiremit ve tuğla fabrikası davalı borçlu adına kayıtlıyken 18/01/2013 tarihinde … Limited Şirketine ondan da davalı …San. Ticaret Limited Şirketine devredildiği anlaşılmıştır.
Tasarrufun iptali davalarında davalı borçlu ve onunla hukuki işlemde bulunan … Sanayi ve Limited Şirketi arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunuyor olmasına göre; Mahkemece davalı gösterilmeyen zorunlu dava arkadaşı olan … Sanayi ve Limited Şirketine hakimin kendiliğinden araştırma ilkesi de gözönünde bulundurularak dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir açıklamaları içeren davetiye tebliğ edilmek suretiyle davaya katılmasının sağlanması gerekirken davacıya önce 2 haftalık süre verip bir sonraki celse 2 haftalık kesin süre verip, söz konusu 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının taraf teşkilini sağlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05/10/2022 günü oybirliği ile karar verildi.