Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4337 E. 2022/8254 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4337
KARAR NO : 2022/8254
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.04.2019 tarih ve 2018/248 E- 2019/174 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1093 E- 2021/344 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2015/105982 sayılı “TİTİZSHOP” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketlerin 184802, 98/019405 sayılı ve “Titiz”, “Titiz” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazı sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, dava konusu markalar arasında benzerlik olmadığı gibi davacının önceki tarihli “TİTİZ” ibareli markaları nedeniyle 21. sınıf mallar için müktesep hakkı ve buna ilişkin kesinleşmiş yargı kararları bulunduğunu, diğer yandan davalının marka tescillerinin genelde 03 ve 16. sınıflarda tescilli olduğunu, 21. sınıf açısından ise sınırlı sayıda emtiada tescil hakkı bulunduğunu, davacının ise marka tescil ve kullanım açısından 20 ve 21. sınıflarda hak sahipliğinin tartışmasız olduğunu, bu hususun davalı tarafından da bilindiğini zira davalının bir dönem 20 ve 21. sınıfta yer alan bir kısım emtiaların piyasada satışı için TİTİZ markasının kullanımına ilişkin davacıdan lisans aldığını ancak sonradan oluşan ihtilaflar sebebiyle davacı başvurularına itiraz etmeye başladığını ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK’nın 2018-M-4602 sayılı kararının iptali ile müvekkili başvurusunun tescil işlemlerinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekil, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi gereğince iltibas tehlikesi bulunduğunu, davacının önceki markalarının müktesep hak teşkil etmeyeceğini, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkiline ait markaların asli unsurunun TİTİZ olduğunu, davacının ise yıllardır TİTİZ PLASTİK olarak “plastik mamullerinde” varlık göstermesine rağmen son yıllarda davalının pazar hakimiyetine girmek istediğini, TİTİZ PLASTİK ibaresinin bir bütün olarak somut olayda davacının işletmesel kökenini gösteren asli unsur olduğunu, davacının kesinleştiğini bildirdiği mahkeme kararlarının işbu dava bakımından emsal nitelikte olmadığını, davacının müktesep hakkı bulunmadığını dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu, somut olayda seri markadan bahsedilemeyeceğini, davacı kullanımlarının davalı markalarına yakınlaştığını, davacı tarafından dava dilekçesinde, TİTİZ markasının kullanımı için kendilerinden lisans alındığının ifade edildiğini oysa aynı tarihte davalının da davacıya plastik ürünlerinde lisans verdiğini, davacının iki taraflı sözleşmenin tek tarafını sunarak TİTİZ markası üzerinde hak sahipliği iddia etmesinin kötünüyetli olduğunu, dava konusu markaların aynı, emtiaların ise aynı/benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu kapsamında 21. sınıfta yer alan bir kısım emtia bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesindeki şartların oluştuğu ancak kesinleşen mahkeme kararları uyarınca davacının önceki tarihli markaları sebebiyle müktesep hakkı bulunduğu, başvuru kapsamında bulunan tüm malların, müktesep hak teşkil eden marka kapsamlarında da bulunduğu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK’nın 2018-M-4602 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.