YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8035
KARAR NO : 2008/7112
KARAR TARİHİ : 07.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 91 parsel sayılı 60287,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … yasal süresi içinde tapu kaydı nedeniyle dava açmış, yargılama sırasında müdahil davacılar …, … ve … davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3830.39 metrekare miktarındaki bölümünün müdahil davacılar adına, geriye kalan 56457.39 metrekare miktarındaki bölümünün tesbit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece müdahil davacıların dayanağını oluşturan 26.07.2002 tarih ve 1 numaralı tapu kaydının taşınmazın müdahil davacılar adına tesciline karar verilen 3830,39 m2 yüzölçümündeki bölümünü kapsadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiş; müdahil davacılar tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece tapu kaydı getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, kaydın mahalli bilirkişilerce bilinemeyen hudutlarının tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmamış, davası reddedilen davacı … adına tespit gören 130 ada 43 ve 44 sayılı parsellerin tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmamış, taşınmazın niteliği hususunda zirai bilirkişiden görüş alınmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle 43 ve 44 sayılı parsellerle dava konusu taşınmazı bir arada gösterecek şekilde pafta örneği getirtilerek bu taşınmazları dışarından çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile yeniden keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında müdahil davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydı, ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklarca zeminde gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, üç kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümünün niteliğini belirtir ayrıntılı rapor alınmalı, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, ayrıca dayanılan kaydın müdahil davacılar adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümüne ait olduğunun kabul edilebilmesi için en az üç hududunun taşınmaz bölümünün çevresinde bulunması gerektiği nazara alınmalı ve kaydın gayri sabit hudutlu olması halinde miktarı ile geçerli bulunduğu düşünülüp miktar fazlası üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmalı, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.11.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.