YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2415
KARAR NO : 2007/2807
KARAR TARİHİ : 26.04.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli değildir. Alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya borcun kesin vadeye bağlanmış olması gereklidir. Fatura tarihi, ödeme günü belirtilmemişse temerrüde esas alınamaz. Öte yandan 3095 sayılı Yasanın 1.maddesinde yapılan değişiklik sabit faiz oranı terkedildiğinden yasal faizin değişen oranlarda uygulanması zorunludur.
Somut olayda faturalarda ödeme tarih ve talebi yoktur. Davacının keşide ettiği 06.10.2004 tarihli ihtarname davalıya 14.10.2004 günü tebliğ edilmiş, üç günlük ödeme süresi verildiğinde temerrüt 18.10.2004 tarihinde gerçekleşmiştir. Takip ve dava tarihi itibariyle yasal faiz olarak uygulanan reeskont faiz oranı da değişiklik göstermiştir.
Bu durumda mahkemece işlemiş faiz alacağının 18.10.2004 temerrüt tarihinden takip tarihine kadar değişen yasal (reeskont) faiz oranlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, fatura tarihinden %35 sabit oranına göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla eksik inceleme sonucu fazla miktarda işlemiş faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
İİK’nın 67/II.maddesi hükmünce icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için diğer koşulların yanında alacağın likit (belirli) olması da gereklidir. İşin yapılıp yapılmadığı, miktarı ve alacağın varlığı yargılama sonucu bilirkişi incelemesiyle saptandığından likit değildir. O halde koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de isabetsiz olmuştur.
Belirtilen nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.)bentte yazılı sebeplerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.)bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.