Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9125 E. 2022/15471 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9125
KARAR NO : 2022/15471
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :

Dava çakışan sigortalılık nedeniyle aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile, 01.02.2008 tarihi itibariyle aylığa hak kazandığının tespitine ve çakışan günlere ilişkin ödenen primlerin iadesi istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, toplam 5599 gün üzerinden 01.02.2008 tarihi itibariyle emekli edildiğini, Kurumca yapılan intibak güncelleme çalışmaları sonrasında hizmetlerinde çakışma tespit edildiğinden, hizmet gün sayısının 3837 gün 4/b, 1482 gün 4/a olmak üzere toplam 5319 güne düşürüldüğünü ve aylığının iptal edilerek 8 yıl boyunca ödenmiş aylıkların da geri istendiğini, ancak davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1976 olduğunu, bu durumda 5000 prim günü ile aylığa hak kazandığını, iptal edilen süreler sonrasında dahi aylık hakkı bulunduğunu ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile davacının 01.02.2008 tarihi itibariyle aylığa hak kazandığının tespitine, çakışan günlere ilişkin 280 günlük primin iadesi kabilinden olmak üzere şimdilik 1.000 TL’sinin davalıdan tahsiline, işlemin kurum hatasından kaynaklanması sebebiyle geriye dönük en fazla 5 yıllık ve faizsiz olarak istenebileceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, basamak intibak ve hizmet güncelleme işlemleri sonucunda, davacının hizmetlerinde çakışma tespit edildiğini, iptal sonucunda toplam prim gününün 5319 gün olarak değiştiğini, hizmet verilebilecek aktif bir kaydı da olmadığından aylığın iptal edilerek yersiz ödeme çıkarıldığını, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı kurumun emekli aylığının iptali işleminin iptali ve aylıklarının iadesi işlemlerinin iptali taleplerinin reddine,
Diğer talebinin kabulü ile; davacıya yapılan geriye doğru en fazla 5 yıllık sürede yapılan yersiz ödemelerin davacıya tebliğ edildiği tarihten başlayarak 24 aylık sürenin sonundan itibaren faiz yürütülmesine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Dosya kapsamına göre, mahkeme kararında hata bulunmadığı, ancak davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, davalı kurum vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla, hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı Kurum başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine,
3-… 36. İş Mahkemesinin 2017/446 Esas 2019/452 Karar sayılı 14/11/2019 tarihli kararının kaldırılmasına,
4-Davacının davalı kurumun emekli aylığının iptali işleminin iptali ve aylıklarının iadesi işlemlerinin iptali taleplerinin reddine,
5-Diğer talebinin kabulü ile davacıya yapılan geriye doğru en fazla 5 yıllık sürede yapılan yersiz ödemelerin davacıya tebliğ edildiği tarihten başlayarak 24 aylık sürenin sonundan itibaren faiz yürütülmesine
6-Davacı tarafından yapılan 446,80 TL yargılama giderinin 223,40 TL’sinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı Kurum tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan harcın ret harcına masubu ile 51,50.-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
11-Alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 26,30 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
13-Davalı Kurum tarafından yapılan 41,25 TL istinaf yargılama giderinden red-kabul oranına göre 20,65 TL harcın davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,

14-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı … vekili, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.
İnceleme konusu eldeki davada davacı …’ın yargılama sırasında 15.4.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, mahkemece, mirasçıların tespiti ile davaya devam edip etmeyecekleri belirlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.