YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3994
KARAR NO : 2009/5100
KARAR TARİHİ : 09.07.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacı …’ın dayandığı iskan yolu ile oluşmuş 28.03.1939 tarih ve 1424 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu doğru olarak saptanmasına rağmen taşınmazın tapu kayıt maliklerinden İmamverdi oğlu … … adına tesciline karar verildiği, ancak adına tescil kararı verilen ve davacının dayandığı tapu kaydının müşterek maliklerinden olan İmamverdi oğlu … …’ın çekişmeli taşınmaza yönelik davası olmadığı gibi taşınmazın … … adına tesciline dair kararın davacı … tarafından temyiz edilmediği, bu durumda davanın reddi ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Her ne kadar Dairenin 08.04.2008 tarih ve 2008/2846-2209 sayılı bozma ilamı ile, davacı …’ın dayandığı İmamverdi oğlu … …, eşi … kızı …, … evladı … ve …, … evladı …, …, … evladı …, … … ve … … adlarına kayıtlı bulunan ve iskanen oluşan 28.03.1939 tarih 1424 sıra numaralı tapu kaydının taşınmaza uyduğu, davacı … … da tapu maliki … oğlu …’ın oğlu olduğu belirtilerek kayıt maliklerinden adına tescil kararı verilen İmamverdi oğlu … …’ın taşınmaza yönelik davasının olmadığı davacı …’ın İmamverdi oğlu … adına tescile ilişkin hükmü temyiz etmemiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerektiğine değinilmiş ve mahkemece de anılan bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bu kararın temyiz incelemesi sırasında dosyaya getirilen nüfus kayıt örneklerinden davacı …’ın, tapu maliklerinden İmamverdi oğlu … …’ın torunu, … oğlu …’ın oğlu olduğu, …’ın 1953 yılında ölümü ile mirasçı olarak evlatları davacı … ile kardeşleri … ve …’yu bıraktığı anlaşılmaktadır. Böylece davacı …’nın tapu maliki İmamverdi oğlu … …’ın ve …’ın mirasçısı olması nedeni ile mirasçılar adına dava açma … bulunduğu gibi, kısmen lehine olan hükmü temyiz etmemiş olmasının da aleyhe sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğunun kabulü gerekir. Maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulmakla da usuli müktesep hak oluşmaz. Hal böyle olunca 28.03.1939 tarih 1424 sıra numaralı tapu kaydının çekişme konusu taşınmazın bir bölümüne uyması nedeni ile ve taşınmazın tespit sırasında belirlenen niteliğinin mera olması nedeniyle dava açılmayan paylar yönünden paylı olarak tescil hükmü kurulması mümkün olamayacağından tüm tapu kayıt malikleri ve ölü olanların mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken maddi hataya dayalı bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.