Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5277 E. 2009/5052 K. 07.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5277
KARAR NO : 2009/5052
KARAR TARİHİ : 07.07.2009

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif kredi borcunun tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının, senet karşılığı olarak kooperatiften kullandığı 3.330,00-YTL kredi borcunu geri ödememesi nedeniyle, borcun işlemiş faizi ile birlikte tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan, itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kredi ya da kredi karşılığı bir mal da almadığını imzanın sahte olduğunu, savunarak davanın reddini istemiş, % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, takibe konu senetteki imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takibe konu alacak üzerinden % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, kooperatif kredi borcunun tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de; İİK’nun 67/2. maddesine göre borçlu yararına tazminata karar verilebilmesi için takibin haksız olarak başlatılmış olması yanında, alacaklının kötüniyetli olması da gereklidir. Somut olayda, kooperatif üyeliği ilişkisi içinde davalı ile birlikte dört kişi tarafından imzalanan matbu borç senedi düzenlenerek kooperatiften kredi alındığı sabittir. Ancak sözleşmede davalı adına atılan imzanın davalıya ait olmadığı yargılama sırasında anlaşılmış olduğuna göre davacı kooperatifin kötüniyetli olarak takip başlattığının kabul edilmesi mümkün değildir. Zira kooperatife sunulan borç senedindeki imzalar kooperatifçe doldurulmamıştır. Bununla birlikte esasen mahkeme kararında da davacının kötüniyetli olarak icra takibine başladığına ilişkin bir gerekçe gösterilmemiştir. Bu durumda, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.