Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2089 E. 2009/5123 K. 10.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2089
KARAR NO : 2009/5123
KARAR TARİHİ : 10.07.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 139 ada 56 parsel sayılı 14455 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarafların ortak murisi ölü … … adına tespit edilmiş, kadastro komisyonunca davalılar murisi … … …’nin yaptığı itirazın kabulüne ve taşınmazın … … … adına tespitine karar verilmiştir. Davacı …’in, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 07.11.2001 havale tarihli dilekçesiyle irsen intikal nedeniyle … … … mirasçıları davalılara karşı açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası kadastro tutanağının kesinleşmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesi ‘ne gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın paylaşma sonucunda davalıların murisi … … …’ye kaldığı ve davacının da dava tarihine kadar itiraz etmeyerek paylaşmaya … gösterdiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi …’ye ait iken 1962 yılında ölümüyle mirasçılarına kaldığı, kadastro tespitine kadar usulüne uygun bir taksimin yapılmadığı, bu nedenle de kadastro sırasında …’nin tüm mirasçıları adına tespit edildiği, davalıların murisi … …’nin komisyona itirazı üzerine yapılan incelemede tüm mirasçıların taşınmazın … … … adına tescile muvafakat ettiklerinin belirtildiği anlaşılmakta ise de, Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan incelemede komisyon inceleme tutanağındaki imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmiştir. Davacının taşınmazın davalıların murisi adına tesciline karşı daha önce dava açmamış olması kadastro tespitinden önce paylaşma yapıldığı ve davacının buna … gösterdiği anlamına gelmeyeceği gözönüne alındığında davalılarca taksim olgusunun kanıtlanmamış olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ve taşınmazın 1/4 miras payı oranında davacı adına, geri kalan 3/4 payın payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.