YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3281
KARAR NO : 2009/3130
KARAR TARİHİ : 30.04.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 2 parsel sayılı 852 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … Rençber, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve taksime dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yönünden gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın taraflar arasında 1983 yılında uyuşmazlık konusu olduğu yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Davalı tarafça da dosyaya bu uyuşmazlığın anlaşma ile çözüldüğüne dair 25.06.1983 tarihli tutanak sunulmuştur. Tutanakta krokiye atıfta bulunularak belirli noktalardan yapılan ölçümle davacıya kalacak olan yer belirlenmiş ancak keşifte, tutanakta adı geçen tanıklar da dinlenmek sureti ile davacı ve davalıya bırakılan yerlerin kapsamı belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı, davalı tarafından dosyaya sunulan 25.06.1983 tarihli tutanak altında imzası bulunan tanıkların sağ olup olmadıkları araştırılmalı bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıkları ve tutanak tanıkları huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ve tutanak tanıklarından tutanakta belirtilen taşınmazın dava konusu taşınmaz olup olmadığı, tutanakta belirtilen sınırların mevcut olup olmadığı sorulmalı, tutanağın uygulanma imkanı bulunduğu takdirde belirtilen sınırlar belirlenerek davacıya bırakılan yerin kapsamı belirlenmeli, taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın niteliği üzerinde ağaç olup olmadığı ile varsa ağaçların yaşlarının ne olduğunu belirtecek biçimde ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmaz üzerinde mevcut ağaç ve ev bulunması durumunda, teknik bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide yerleri işaretlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bu nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.