YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4579
KARAR NO : 2009/5325
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ : GÖLHİSAR İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklardan … ve …’un ayrı ayrı beraatlerine, sanık …’ın İİK’nun 331, TCK’nun 62, 50/1-a, 52/2.maddeleri gereğince 3.000.00 YTL ve 80.00 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekilleri ve sanık … tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tüm sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 331.maddesinde, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; sanıklara isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının saptanabilmesi için müşteki tarafından Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesine açılan, tasarrufun iptali konulu 2007/54-2008/26 sayılı davanın sonucu beklenerek, buna göre hukuki durumlarının takdir edilmesi gerekmekte ise de;
Gölhisar 1.İcra Müdürlüğünün alacaklısı sanık …, borçluları sanıklar … ve … (…)’ın olduğu 60.000.000.000 TL bedelli, 25.2.2005 ödeme tarihli bononun dayanağını oluşturan 2007/181 esas sayılı takipte, bononun tanzim tarihinin beyandan önce olması ve sanık …’un alacaklı olduğu söz konusu bononun 2005 yılında Milli Eğitim Müdürlüğüne vermiş olduğu mal beyanında yer almaması, bununla ilgili takibe itirazın olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu bononun, aslı olmayan borç ikrarı niteliği taşıdığı, hal böyle olunca; sanıklara isnat edilen suçun oluştuğu gözetilmeksizin sanıklardan Nazmiye Akdu ve …’un beraatlerine karar verilmesi,
Kabule göre;
Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonucunda;
1- Sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilmek suretiyle tayin olunan 3.000.00 YTL adli para cezası ile doğrudan verilen 80.00 YTL adli para cezasının toplanmasına karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı hükmedilmesi,
./..
2009/4579-5325 Sh:2
2- 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99.maddesi ile İİK’nun 352.maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354.maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar … ve Nazmiye Akdu hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonucunda ise;
4949 sayılı Yasa ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinin suça iştirak edenlere yönelik yaptırım içeren “son” fıkrasına, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 1.maddesi ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinde yer verilmemiş ise de, olayın oluş şekline ve suça iştirak ederek katıldığı iddia edilen sanıkların eylemine göre, 5237 sayılı TCK’nun 37-41.maddelerinde düzenlenen suça iştirake ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği nazara alınmadan sanıklar hakkında yazılı gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 14.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.