Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3041 E. 2007/6414 K. 18.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3041
KARAR NO : 2007/6414
KARAR TARİHİ : 18.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 18.08.2003 tarihli inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici asıl davasında, davalıya ait fabrika inşaatında yapılan imalâttan ödenmeyen (1.200.000,00) YTL’nin KDV’si ile birlikte tahsilini, birleşen davasında ise fabrikada yaptığı C platformundan dolayı (188.718.817.997) TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, daha sonra da taşınmaz tapusu üzerine yapı ipoteği tesisini talep etmiş, mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre (1.065.354.440.182) TL’nin davalıdan tahsiline, yapı ipoteği tesisine ilişkin olarak verilen ara kararının devamına dair oluşturulan karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İnşaat sözleşmesinden doğan imalât alacağının tesbitinde öncelikle varsa sözleşmesindeki bedel esas alınır, bedel götürü olarak belirlenmiş ise BK.365.maddesi uyarınca yüklenici üstlendiği işi kararlaştırılan bedelle yapmak zorundadır. Eğer sözleşme dışında ayrıca imalât yapılmış ise bunun bedeli de imalâtın gerçekleştirildiği tarihlerdeki mahalli rayiçlerle saptanır. Dava konusu olayda taraflar fabrika binasının yapımında 400.000,00 YTL + KDV. bedelle anlaşmışlardır. Bu bedelle nelerin yapılacağı ise yine sözleşme ve projelerde gösterilmiştir. Bu nedenle davacının götürü bedel kapsamına dahil işlerin bedelini (KDV hariç) almış olması nedeniyle götürü bedel kapsamında yapılması gereken imalâtın bedelini talep edemez. O halde mahkemece sözleşme kapsamı dışında kalan imalâtın yapıldığı tarihlerdeki mahalli rayiçlerden bedellerinin saptanması bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak belirlenecek bedel ile götürü bedelin ödenmeyen KDV’sine hükmedilmeli, birleştirilmiş dahi olsa davalar müstakil hüviyetlerini muhafaza ettiklerinden asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan imalâtın tamamını birim fiyatlardan hesaplayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan TMK’nın 893 vd. maddeleri uyarınca, alacakla ilgili olarak kanuni ipoteğin tescil edilebilmesi için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanması şart olduğu gibi tescil talebinin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gereklidir. Davacı 31.03.2004 tarihinde açtığı davada inşaatı tamamladığını ileri sürmesine karşın, yapı ipoteği tescilini üç aylık süreden çok sonra 18.10.2005’de istemiştir. Bu durumda talebin süresi içinde yapılmadığı da anlaşıldığından yapı ipoteği tescil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü doğru olmamış, kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda izah edilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşmada vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.