YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/23
KARAR NO : 2009/7251
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, gecikme tazminatı kapsamında yer alan kira tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yanlar arasındaki Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde gecikme tazminatının 10,00 TL kararlaştırılmış olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile 21.000,00 TL kira kaybı tazminatının dava tarihi olan 31.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması talebinin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında Mudanya Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 29.05.1995 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 5. maddesi hükmü gereğince inşaat süresi sözleşme tarihinden itibaren 48 aydır. İnşaat süresi içinde arsa sahiplerinin dairelerinin anahtar teslimi suretiyle teslim edilmesi gerektiği ve teslimin gecikmesi halinde geciken her ay için yüklenicinin arsa sahiplerine bağımsız bölüm başına 10,00 TL (10 milyon TL) aylık kira bedelinin tazminat olarak ödeneceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Davada da fazlaya ilişkin hak saklı tutularak sözleşmede maktu olarak kararlaştırılan aylık gecikme tazminatına göre talepte bulunulmuş ve mahkemece talep gibi 21.000,00 TL kira tazminatının kabulüne karar verilmiş ve maktu kira belirlenmesine ilişkin sözleşmenin 5. maddesi hükmünün yanları bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa sözleşmedeki işin süresi de dikkate alındığında kararlaştırılan kiranın bir yıl süre ile geçerli olacağının kabulü olayın özelliğine de uygun düşeceğinden gecikme (kira) tazminatı hesaplanırken ilk yıl için kararlaştırılan maktu miktarın, takip eden süre için de bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen rayiç kiranın dikkate alınması gerekir. Yerel mahkeme kararının yanlar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinin mutlak olarak tarafları bağlaması gerektiğine yönelik gerekçesi açıklanan sebeplerle doğru görülmemiştir. Kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de; HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesinin düzeltilmesiyle taleple bağlı kalınarak tahsiline karar verilen tazminat miktarına göre sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
Diğer yandan mahkemece davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması talebinin reddine karar verilmesi de doğru olmamış ve kararın bu sebeple de bozulması gerekir ise de; mahkemece düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının birinci paragrafında yazılı “davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması talebinin reddine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın gerekçesinin ve hüküm fıkrasının değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 857,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.