YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8283
KARAR NO : 2022/13044
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı borçlu … Ticaret Ltd. Şti. hakkında takipler yaptıklarını, takiplerin semeresiz kaldığını, borçlu şirketin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazlarını 7.11.2012 ve 0.11.2012 tarihlerinde borçlu şirket ortağının eşi davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin, haciz tutanaklarının İİK’nun 105. maddesi anlamında geçici aciz vesikası niteliğinde olmadığında bahisle davanın reddine ilişkin kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.05.2019 tarih 2016/9229 Esas 2019/6026 karar sayılı ilamı ile, borçların 28.03.2012 tarihli faktoring sözleşmesinden kaynaklandığı, alacağın gerçek olduğu ve borçlu hakkındaki takiplerin kesinleştiği, iptali istenilen tasarrufların borcun doğumundan sonra 7.11.2012 ve 8.11.2012 tarihlerinde gerçekleştiği, uyuşmazlık borçlunun aciz halinin var olup olmadığı noktasında toplandığı, borçlu adresinde 23.05.2013 tarihinde haciz yapıldığı ve hacze kabil mal bulunmadığı, mahkemece 23.05.2013 tarihli haciz tutanağı, borçlunun araç ve taşınmaz malları bulunduğu gerekçesi ile geçici aciz belgesi olarak kabul edilmediği, icra dosyası kapsamından davalı borçlu şirket adına kayıtlı araç ve taşınmaz malların olduğu anlaşılıyor ise de gelen bir kısım kayıtlardan taşınır va taşınmaz üzerinde bir çok haciz ve ipotek olduğu görüldüğü, yapılacak işin, borçlu adına kayıtlı tüm araç ve taşınmaz malların üzerindeki haciz, ipotek ve diğer sınırlamaları gösterir şekilde celp edilerek, gerekirse değerleri konusunda kıymet takdiri yapılarak, araç ve taşınmazın değerlerine göre üzerlerindeki haciz ve ipoteklerin davacının alacaklarını karşılamaya elverişli olup olmadığı tesbit edilerek borçlunun aciz halinin belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı gerekçesi ile bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece borçlunun aciz halinin sabit olduğu, davalı üçüncü kişi …’in borçlu şirketin eski ortağının eşi olması nedeni ile borçlu şirketin içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek şahıslardan olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkeme gerekçesi ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma gereğince yapılan araştırma sonucu karar verilmiş bulunmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 24.047,31 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.