Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8271 E. 2022/8312 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8271
KARAR NO : 2022/8312
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2019 tarih ve 2014/478 E- 2019/320 K. sayılı kararın davacılar vekili, davalılar …ve Mazin Tur. A.Ş. vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.02.2021 tarih ve 2019/2303 E- 2021/284 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar … vekili, Mazin Turizm İşletmeleri A.Ş. ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkili şirket ile davalı Lara Hastanesi A.Ş. ve ortakları arasında 05/03/2010 tarihli Yatırım ve Pay Sahipliği Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 4.3 maddesi gereğince önceki şirketten tamamen ayrı ve bağımsız olan müvekkili şirketin faaliyetlerinde daha önce hastaneyi işletmiş bulunan Lara Hastanesi A.Ş. ve ortaklarının hiçbir borcu nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı, ortakların her türlü tedbiri alarak üçüncü kişilerin müvekkili üzerinde Lara Hastanesi A.Ş. ve ortaklarının borçları nedeniyle cebri icra uygulamalarının engelleneceğinin garanti ve taahhüt edildiğini, sözleşmenin 9.4 maddesinde ise işbu borçlar nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalması halinde yapılan bu ödemenin derhal Lara Hastanesi ve yerel ortakları tarafından BSK Antalya Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye ödeneceğinin düzenlendiğini, sözleşme gereği tarafların müteselsil kefil ve garantör olarak doğacak riskleri üstlendiklerini ve risklerin bizzat kendi kötü niyetleri, üzerlerine düşen edimleri yerine getirmemeleri nedeniyle gerçekleştiğini ve müvekkili şirketin bu bedelleri ödemek zorunda kalmış olup bu bedelin derhal garantörler tarafından ödenmesi ve risklerin ortadan kaldırılması gerektiğini, tarafların bu ihlali ile sözleşmenin 13/4. maddesinde yer alan cezai şartın ödenmesi gerektiğini, nakden ödenmek zorunda kalınan 377.601,03 TL bedelin ödendikleri tarihten itibaren ticari reeskont faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsiline, ayrıca tarafların sözleşme gereğince yerine getirmedikleri edimlerin ve sözleşmenin ihlali nedeniyle diğer cezai şart talep etme hakkını doğuran konular saklı kalmak üzere şimdilik davalılar aleyhine müteselsilen tahsil edilmek üzere 250.000,00 TL cezai şarta karar verilmesini dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, davada müvekkillerinin husumetinin olmadığını, müvekkillerinin şirket yönetiminde yer almadıklarını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden bir süre sonra sözleşmeye konu taşınır ve taşınmaz mallar ile eklentilerinin davacı şirketin bünyesinde bulunduğu Esas Holding’e bağlı EAG Turizm A.Ş.’ye satıldığını, satış sonucu tüm alacak ve borçların yeni şirkete geçtiğini, EAG Şirketi’nin, Lara Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin borçlarını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu düzenlemelerle müvekkillerinin şirkette yetkisi ve sorumluluğu kalmadığını, belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, taraflar arasında imzalanan 05/03/2010 tarihli sözleşmenin geçerliliğinin bulunmadığını, satış işlemlerinden davacı şirketlerin haberinin olduğunu ve davacılardan habersiz hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, yatırım ve pay sahipliği sözleşmesine konu olan hastane binalarının davacı şirketlerin de haberli oldukları bu süreçte kendi kardeş kuruluşlarından biri olan EAG’ye satıldığını, müvekkilinin davada taraf olarak gösterilemeyeceğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra Lara Hastanesi’nin bir borcu doğmadığını, bu doğrultuda yerel ortaklara rücu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 13.4 maddesindeki cezai şartın rekabet yasağına ilişkin olduğunu, davacının cezai şart talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı … vekili, sözleşmenin konusunun ve amacının belirlendiği üçüncü maddesinin incelenmesinden de görüleceği üzere işbu sözleşmenin Lara Sağlığa ait olan bir takım işletme ve gayrimenkullerin kiralanması ve sözleşme ile yeni şirketin oluşturulacak yönetiminin genel esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanmış ve akdedilmiş bir sözleşme olduğunu, burada davacı tarafça iddia edildiği üzere 05/03/2010 tarihli sözleşmenin pay sahipleri sözleşmesi olduğu yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinden sonra 24/08/2010 tarihinde Lara Hastanesinin ruhsatı ve mülkleri ile birlikte EAG A.Ş.’ye satıldığını, bu sözleşmeye dayanılarak dava açılmasının da mümkün olmadığını, Lara Hastanesi ve ortaklarının davalı olarak gösterilemeyeceğini, sözleşmenin 13.4 maddesindeki cezai şartın rekabet yasağına ilişkin olduğunu, davacının cezai şart talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalılar … ve Mazin Turizm A.Ş. vekili, 05/03/2010 tarihli sözleşmede pay sahiplerinin sorumluluklarının hastane binasının maliki olan Lara’nın sözleşmeye aykırılığı durumunda ortaya çıkmakta olduğunu, müvekkillerinin sorumluluğunun ortaya çıkması için Lara Sağlık’ın sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerine aykırı davranması ve bu aykırılık nedeniyle davacının 3.kişilere ödeme yapması gerektiği olduğunu, kira sözleşmesinden 6 ay sonra kiraya konu gayrimenkuller ile hastane ruhsatının davacının organik bağı olan EAG Turizm A.Ş.’ye satıldığını ve taraflar arasında imzalanan 05/03/2010 tarihli sözleşmenin hükümsüz kaldığını, ayrıca davacının sözleşmenin 13.4 maddesine göre cezai şart talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı Tasfiye Halinde Lara Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. Tasfiye Memuru beyanlarında özetle; Antalya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/228 E. 2013/388 K. sayılı kararı ile Lara Hastanesi Özel Sağlık Hizm. A.Ş.’nin organsız kalmış olması nedeniyle Şirketin Feshine karar verilmiş olunmasından dolayı, tarafının anılan şirkete Kayyım olarak atandığını, davacı şirket ile dava dışı Lara Sağlık A.Ş. ve Lara Hastanesi Özel Sağlık Hizm. A.Ş. arasında 05.03.2010 tarihli protokol yapıldığını, bu protokolün 3. maddesinde “ İşletme kalemlerinin ve demirbaşların kiralanmasından “ bahsedildiğini, bu kapsamda davacı şirketin bu süreçte kirasını ödeyip ödemediği, ödemiş ise ne kadar ve ne şekilde ödediği konusunda inceleme ve irdeleme yapılmaksızın, yapmış olduğu iddia edilen ödemelerden bahsedildiğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki 05/03/2010 tarihli yatırım ve pay sahipleri sözleşmesinin niteliği gereği karma bir sözleşme olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde de belirtildiği üzere davalı tasfiye halindeki Lara Sağlık A.Ş.’nin mülkiyetinde bulunan ve işletilmekte olan mevcut hastane ve yeni hastane ve eklentilerinin sözleşmede yeni şirket olarak tanımlanan eski unvanı BSK Lara Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş., yeni unvanı BSK Antalya Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. olan şirkete kiralanarak özel hastane çatısı altında yeni şirket tarafından işletilmesinin esaslarının belirlendiği, yeni şirkete ortaklık ve yönetim esaslarının tespitine ilişkin hükümler içerdiği ve eski ve yeni ortakların yükümlülük, taahhüt, hak, alacak ve taleplerini hüküm altına alan bir sözleşme niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin 9.4 maddesindeki düzenleme göz önüne alındığında yerel ortaklar veya Lara Sağlık’ın taahhütleri başlığı altında yeni şirketin Lara Sağlık’ın hiçbir borcundan sorumlu olmayacağı, böyle bir sorumluluk halinin ortaya çıkması halinde bu borçlardan müşterek ve müteselsilen Lara Sağlık ve yerel ortakların sorumlu olacağı ve bu kapsamda yeni şirketin 3.kişilere bir ödeme yapması halinde Lara Sağlık ve yerel ortakların yeni şirkete işbu ödemeyi derhal yapacaklarına ilişkin düzenleme göz önüne alındığında, davalı Tasfiye halinde Lara Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve sözleşmede yerel ortak olarak sorumluluk yüklenen Emel Özkaya ve …’nın söz konusu davacı şirketin davalı adına yapmış olduğu ödemelerden sorumluluklarının bulunduğu sonucuna varıldığı, ayrıca diğer davalılar Mazin Turizm İşletmeleri A.Ş., …, … ve …’ın da sözleşmeyi müteselsil borçlu olarak imzaladıklarından sözleşmenin 15.1 maddesi uyarınca diğer davalılar ile birlikte müteselsilen davacılara karşı ortaya çıkan borçtan sorumlu oldukları, dava dilekçesinde davacılardan BSK Antalya Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin cebri icra zoruyla nakden ödemek zorunda kaldığı 377.601,03 TL talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu tutardan tüm davalıların adı geçen davacıya karşı sorumluluklarına karar verilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak bu tutarın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği, davacı …Ş. sözleşmede yatırımcı sıfatıyla tanımlanmış olup bu davacı için sözleşmenin 13.4 maddesi uyarınca 250.000,00 TL tutarında davalılardan cezai şart talep edilmiş olup, ilgili sözleşmenin 13.4.maddesi göz önüne alındığında 13.maddede düzenlenen rekabet yasağına ilişkin düzenlenen hükümlerin yerel ortaklardan herhangi birince ihlal edilmesi halinde davacı yatırımcıya beher ihlal için 250.000,00 TL tutarında cezai tazminat ödenmesine ilişkin olduğu, oysa dava konusu olayda dava dilekçesindeki açıklamalardan yerel ortakların rekabet yasağını ihlal ettikleri ileri sürülmediğinden ve koşulları da gerçekleşmediğinden adı geçen davacı şirketin bu madde hükmü uyarınca davalılardan cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalılar …, Mazin Tur. A.Ş. ve … vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davacılar vekili, davalılar …, Mazin Tur. A.Ş. ve … vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, davalılar … vekili, Mazin Tur. A.Ş. ve … vekilleri, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalılar … vekili, Mazin Tur. A.Ş. ve … vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6.389,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar …, Mazin Turizm İşletmeleri A.Ş. ve …’den müştereken ve müteselsilen alınmasına, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.