Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6452 E. 2022/10326 K. 23.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6452
KARAR NO : 2022/10326
KARAR TARİHİ : 23.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla kasten yaralama, zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER :A)İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2018 tarih ve 2017/123 Esas, 2018/81 sayılı kararı ile; sanık hakkında:
1)Katılan …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/1-3-e, 87/1-d, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 28 ay hapis cezasıyla,
2)Zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK’nin 265/1-4, 43, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,
B)Bu hükümlerin istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 19.06.2018 tarih ve 2018/1768 Esas, 2018/1529 sayılı kararı ile;
1)Zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak “istinaf başvurularının esastan reddine”,
2)Katılan …’a yönelik silahla kasten yarama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden, netice cezanın 5 yıl 15 ay olarak belirlenmesi suretiyle “düzeltilerek istinaf başvurlarının esastan reddine” karar verildiği,
C) Bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairemizin 15/04/2019 tarih 2019/88 Esas ve 2019/2237 sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi
kararının “bozularak”, dava dosyasının İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,
D)İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2019 tarih ve 2019/293 Esas, 2019/464 sayılı kararı ile; sanık hakkında: katılan …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan önceki hükümde “direnilmesine”, katılan …’ya yönelik eylemin zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için “direnme suçunu oluşturduğu” ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle karar tesisine yer olmadığına dair karar.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümlerin katılanlar vekili, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine dosyanın yapılan incelemesinde;
Dairemizin 15.04.2019 tarih 2019/88 Esas ve 2019/2237 sayılı bozma ilamında, sanık … hakkında katılan …’ya yönelik eyleminin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece bu yönde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde sanık hakkında katılan …’ya yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan bozma üzerine kurulan hükmün CMK’nin 307/3. maddesi uyarınca ceza miktarına bakılmaksızın doğrudan temyize tabi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Mahkemece, Dairemizin 15.04.2019 tarih 2019/88 Esas ve 2019/2237 sayılı bozma ilamına yönelik olarak, sanık hakkında katılan …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan önceki hükümde direnilmesine, katılan …’ya yönelik eylemin zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle karar tesisine yer olmadığına karar verildiği görülmekle,
5271 sayılı CMK’nin 6763 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değişik 307/4. maddesi ve aynı Kanun’un 38. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 10. maddesi uyarınca yapılan incelemede,
Dairemizce verilen bozma kararı usul ve yasaya uygun olup, yerel mahkemenin direnme gerekçesi yerinde görülmediğinden, dosyanın direnme konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.