Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2643 E. 2009/3168 K. 04.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2643
KARAR NO : 2009/3168
KARAR TARİHİ : 04.05.2009

MAHKEMESİ : Zeytinburnu 2. İcra Mahkemesi

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesi gereğince 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair, Zeytinburnu 2. İcra Mahkemesinin 26.07.2007 tarihli ve 2007/248-450 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 16.02.2009 gün ve 7295 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 11.03.2009 gün ve 2009/45014 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğname ile, suç tarihi olan 12.03.2002 tarihi itibarıyla 2004 sayılı Kanun’un 331.maddesindeki ceza 3 aydan 3 yıla kadar olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61.maddesi uyarınca cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik uygulamada alt sınırdan uzaklaştırılmasını gerektiren sebeplerin gösterilmemesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı bulunan alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçu İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasıyla “3 aydan 3 yıla kadar hapis” cezasıyla yaptırım altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle, yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle değişik 331. maddenin 1. fıkrasıyla “6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezası ile yaptırım altına alındığı gözetildiğinde;
5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, “suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK nun 331.maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile değişik İİK’nun 331.maddesi ve 765 ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması,cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi, ayrıca cezanın bireyselleştirilmesine yönelik uygulamada alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren sebeplerin kararın gerekçesinde gösterilmesi gerekirken denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Zeytinburnu 2.İcra Mahkemesinin 26.07.2007 tarihli ve 2007/248-450 sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 04.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.