YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12052
KARAR NO : 2022/16489
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.11.2013-09.03.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde müdür pozisyonunda çalıştığını, davalı işyeri tarafından Kuruma bildirimin 16.10.2014 tarihinde başlamış olduğunu, davacının okul öncesi öğretmeni olduğunu, davalı işyerinin … … Kulübü ismi ile açıldığını, davalı işyerinin açılışında davacının diplomasının kullanıldığını, celp edildiğinde kayıtlarda davalı işyerinin açılış tarihinin 15.11.2013 tarihi olduğunun görüleceğini, davacının aylık ücretinin 3.500,00 TL olduğunu, davalı işyerinden bildirilen dönemlerde kazançlarının asgari ücret üzerinden bildirildiğini belirterek, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 15.11.2013 tarihi, ücretinin 3.500 TL olduğunun tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan ve eksik yatırılan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı ile evli olduklarını, davacının davalı işyerinde sürekli olarak bir çalışması bulunmadığını, davacının işe ara sıra geldiğini sürekli işyerinde bulunmadığını, davalının eşi olmasından dolayı ses çıkaramadığını, ancak diğer işçilerle birlikte davacının da çalıştığı sürelerde sigortasının yatırıldığını, ücretinin asgari ücret kadar olduğunu, davacının çalışma sürelerin Kuruma eksiksiz bildirilmiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, Kurumun 22 8891 01 01 1252113 007 19-84 sayılı dosyada işlem görmekte olan …’a ait işyerinde 5510 sayılı Kanunun 4. Maddesinin a bendine istinaden 16.10.2014-09.03.2016 tarihleri arasında çalışmasının olduğunu, söz konusu tarihler harici herhangi bir çalışmasının olmadığının tespit edildiğini, davanın hizmet tespiti davası niteliğinde olduğundan eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi; sigortalılıktan söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “davanın kısmen kabulüne, davacının, … bildirilen çalışmaları dışında, davalıya ait iş yerinde 18.11.2013 – 30.11.2013 tarihleri arasında da hizmet akdine dayalı ve kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” hükmedilmiş; 09.12.2021 tarihli tavzih şerhi ile gerekçeli kararının 1 nolu bendinin “davacının, … bildirilen çalışmaları dışında, davalıya ait iş yerinde 18.11.2013 – 15.10.2014 tarihleri arasında da hizmet akdine dayalı ve kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” şeklinde düzeltilmesine tavzihen karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Tashihi” başlığını taşıyan 304. maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiş, “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305. maddesinde, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır.
Mahkemece, hüküm bölümünde “18.11.2013–15.10.2014 tarihleri yerine 18.11.2013–30.11.2013 tarihleri” yazılamak suretiyle yapılan yanlışlık maddi hata gibi kabul edilip, tavzih kararı ile hüküm fıkrası davacı lehine değiştirilmişse de, hükümde yer alan tarihlerdeki yanlışlığın bu haliyle maddi hata olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305/2. maddesi de dikkate alınarak tavzih yolu ile davacıya tanınan hakkın genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.