YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4803
KARAR NO : 2022/8697
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.01.2021 tarih ve 2019/918 E- 2021/44 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2021/476 E- 2021/652 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile … arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı …’ ın bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların banka kredisi kullandığını, borçlunun ödeme sürelerine uymadığını, bunun üzerine banka tarafından ihtarname gönderildiğini, bankanın keşide ettiği ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından, Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü 2019/ 8139 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından verilen itiraz dilekçesinde borca, faize ve diğer tüm ferilere itiraz edilerek takibin durdurulmasına sebep olduklarını, borçlu ile sözleşme imzalandığını, yapılan bu sözleşmeye diğer davalının müteselsil kefil olarak imza attıklarını, takibe yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu beyan edilerek; bu nedenle davanın kabulü ile itirazının iptaline ve takibin devamına; takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile dava dışı … arasında 07/02/2014 tarihinde 35.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi davalı …’ ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, banka tarafından hesabın kat edildiği, hesap kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu ile davalıya 07/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için 1 günlük süre verildiğinden davalının 09/10/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişiden alınan 11/11/2020 tarihli raporda toplamda 80.966,52 TL nakit alacağının bulunduğu, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalı … tarafından 07.02.2014 tarihinde 35.000,00 TL kadar müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçludan olan toplam 80.966,52 TL nakit alacağından, davalının 35.000,00 TL asıl alacak + 841,08 TL işlemiş faiz + 42,05 TL BSMV olmak üzere toplamda 35.883,18 TL kadar sorumlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun fennî sıhhati haiz, dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli olduğu, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların Yargıtay içtihatları uyarınca likit kabul edildiğinden takibe konu alacağın likit olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’ nin 2019/8139 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 35.000,00 TL asıl alacak, 841,08 TL işlemiş faiz ve 42,05 TL BSMV olmak üzere toplamda 35.883,18 TL nakdi alacak miktarı üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 44,32 temerrüt faizi ile kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarın olan 35.883,18 TL’ nin %20’si oranında (7.176,636.-TL) icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle söz konusu genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde davalının kefalet limitinin açıkça 35.000,00 TL olarak belirlendiği, bu nedenle davalının sorumlu olduğu asıl alacak miktarının kefalet limitiyle sınırlı olması gerektiği, mahkemece davalının kefalet limitiyle sınırlı olarak hüküm tesis edilmesinde ve davanın konusunun maddi veya manevi tazminat talebine ilişkin olmayıp GKS’ den kaynaklı para alacağı olması nedeniyle reddolunan alacak miktarı yönünden karar tarihindeki Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmolunmasında da bir isabetsizlik ve yanlışlık bulunmadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’ nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.