Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5054 E. 2009/4897 K. 02.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5054
KARAR NO : 2009/4897
KARAR TARİHİ : 02.07.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 150 ada 17 parsel sayılı 12,500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilmek suretiyle … oğlu … … adına tespit ve 17.12.1992 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı … oğlu …, 12.09.2002 tarihli dava dilekçesi ile tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ve … … mirasçısı … …’ı davalı göstererek 150 ada 18 parsel sayılı taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Yargılama sırasında diğer … … mirasçılarına tebligat yapılmış ve davacının dava ettiği taşınmazın 150 ada 17 parsel sayılı taşınmaz olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 150 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı …, 17.05.1952 tarih 136 numaralı 5514 m2 yüzölçümlü 2/4 payı babası … … adına kayıtlı olan tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Hudutlarında “Hark” ve “taş” ve “çay” ve “tarik” okuyan dayanak tapu kaydı gayrisabit sınırlı olup, miktarından fazla olarak çekişmeli taşınmaza komşu olan 150 ada 18 parsel sayılı taşınmaza uygulandığından çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığının kabulünde isabet bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kadastro tespiti sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiğine göre, tapu kaydı yanında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de dayanan davacının, çekişmeli taşınmaz üzerinde adına tespit günü itibariyle zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunu kanıtlaması zorunludur. Bu yön mahkemece açık olarak tartışılıp değerlendirilmediği gibi, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılarak; kadastro tespit günü itibariyle çekişmeli taşınmazın kimin zilyetliğinde bulunduğu, zilyetliğin kimden kime ne suretle intikal ettdiği, çekişmeli taşınmazın bir bütün olarak mı, yoksa bölüm bölüm mü kullanıldığı, davacı tarafın İstanbul’a taşındığı beyan edilmiş olduğuna göre bu tarihten sonra çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğini ne şekilde sürdürdüğü ve çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişki ve aykırılıklar yöntemince giderilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek tespit günü itibariyle davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.