YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12370
KARAR NO : 2022/15829
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :
Asıl dava ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili, birleşen dava itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine, ek karar’la da davacının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Asıl davada davacı vekili, davacının 26.11.1997 tarihinde … 2. Aile Mahkemesinin 1997/751-1997/656 E.K. sayılı kararı ile eşi …’dan boşandığını, boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren davacıya babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığını, Kuruma yapılan asılsız ihbara binaen, boşanmanın muvazaalı olduğu gerekçesiyle 17.10.2008 tarihinden itibaren yetim aylığının kesildiğini, Kurumca soyut ve varsayımsal tespitlere dayalı olarak yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada … vekili, …’nin Kurumdan yetim aylığı almakta iken boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylığının kesilerek, 17/10/2008-16/06/2012 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların faiziyle birlikte tahsili amacıyla aleyhinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Asıl davada davalı … vekili, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, Kurumun yaptığı tespitlerin afaki ve varsayımsal olduğunu, asılsız bir ihbarın hakikati yansıtmadığını, davacının yapmış olduğu boşanmanın gerçek ve geçimsizlik sebebi ile yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 1- Asıl davanın reddine,
2-Birleşen davanın kabulü ile; … Anadolu 2. İcra Dairesinin 2016/5149 esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından %20 icra inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacının ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı-karşı davacı … vekili, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, reddinin hatalı olduğunu belirterek, hükmün bu yönüyle bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1- Davalı-karşı davacı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, birleşen davada davacı alacaklı Kurum yararına, davalının icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı-karşı davacı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2022 gününde karar verildi.