YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4039
KARAR NO : 2006/4467
KARAR TARİHİ : 14.07.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında ……kesimi km=0+000-45+300 üst yapı iyileştirme işi ile, …yolu km=4+000-63+000 kesimi tesviye işleri sanat yapıları ve BSK yapımı işleriyle ilgili olarak iki ayrı sözleşme yapıldığını; 17.11.1997 ve 21.11.1997 tarihlerinde işlerin davacı yükleniciye ihale edildiğini, sözleşmelerin ekleri ve sözleşme hükümleri incelendiğinde anlaşılacağı üzere, sözleşmelerde iki cins “K kat sayısı” bulunduğunu ve katsayıların hangi işlerin yapımında uygulanacağını keşif özetlerinde belirtilmiş olduğunu; sözleşmelerin yapılmasından sonra ve 1998 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan rayiç listelerinde “K” taşıma katsayısının iki cinsten tek cinse indirilerek yayınlandığını ve davalı iş sahibi idarenin ise 1998 yılı ve sonraki hakedişlerin hazırlanıp ödenmesinde birinci ve ikinci cins (K) katsayısı değeri ayrımı yapılmaksızın “K” değeri 11.000.000 TL olarak uygulandığını ve bu uygulama sonucu davacının iş bedelinden ötürü zarara uğradığını ileri sürerek toplam 55,000 YTL tutarındaki alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, aynı konuda “K Katsayısı”nın değiştirilmesi işleminin iptali için idari yargıda davacı tarafından dava açıldığını; Danıştay 6.Dairesinin 12.11.2002 günlü, 2001/3541 Esas ve 2002/4997 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini; birden fazla yıla yayılan işlerde ödenecek hakediş tutarlarının hesaplanmasında her yıl belirlenen rayiçlerin esas alınması zorunluluğunun bulunduğunu, sözleşmenin imzalandığı yılda farklı taşıma katsayısının uygulanmasının sonraki yıllar içinde kazanılmış hakka yol açmayacağını ve dolayısıyla davacının kazanılmış hakkında varlığının sözedilemeyeceğini, katsayısı değiştirilme işleminin idari işlem olduğunu ve bu sebeple gerçekleştiği ileri sürülen zararla ilgili uyuşmazlığın çözümünden de idari yargı yerinin görevli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Az yukarda belirtilen işlerin yapımına yönelik olarak yanlar arasında iki ayrı sözleşme yapıldığı sabit bulunmaktadır. Davada, yanlar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ediminin davalı iş sahibi tarafından sözleşme ve eklerine uygun olarak ifa edilmemesi sebebiyle hak edilen, ancak ödenmeyen iş bedelinin ödetilmesi istenmektedir. Özel hukuka tabi sözleşme yada sözleşmeler yapıldıktan sonraki aşamadaki uyuşmazlıklar, sözleşmenin tarafı olan idarenin eylem ve işlemleri ile illiyetli değildir. Sözleşmenin yapılmasından önceki hazırlık aşamasında 2886 sayılı Devlet İhale Yasası’ndan kaynaklanan yetkilerini kullanırken yaptığı eylem ve işlemler idari nitelikte olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. ve 3. maddeleri hükümleri gereğince bu işlemler ve eylemler hakkındaki uyuşmazlığın çözümünde İdari Yargı yeri görevlidir.
Somut olayda ise; uyuşmazlık, özel hukuka tabi sözleşmelerin yapılmasından sonraki aşamada ve sözleşmelerden kaynaklanan nitelikte olup, davalı idarenin eylem ve işlemleri ile bağlantılı değildir. O halde, uyuşmazlığın esasına girilerek varılacak sonucuna göre, bir karar vermesi gerekirken; mahkemece yazılı şekilde davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.