YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4952
KARAR NO : 2009/3895
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticisi olan davalının, görev yaptığı dönemde, kooperatiften tediye fişi karşılığı 4.000.000.000-TL aldığını, bu paranın geri alınması için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, dava konusu paranın genel kurul kararına dayalı olarak alındığını ve işlemin doğru olduğunu savunmuştur. Mahkemece; davacıya 30.06.2002 tarihli genel kurul kararı gereğince ödeme yapıldığı, bu karar iptal edilmediği sürece bağlayıcı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif eski yöneticisi olan davalının, yöneticiliği sırasında gereksiz olarak aldığı paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyada örneği bulunan 26.06.2005 tarihli genel kurulda, davacıya ödenen bu paranın geri ödenmesi tartışılmış, davalı tarafından iade edileceği ifade edilmiştir. Bu durumda mahkemece, kooperatif genel kurulunca daha önce alınan genel kurul kararının değiştirilmesinin mümkün olduğu, gözönüne alınarak, TTK’nın 336. maddesi gereğince kooperatif yöneticisinin, yapılan tüm ödemelerin gerçekten kooperatif tarafından yapılması gereken bir ödeme olduğunu kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabileceği ve HUMK.nun 236/4. maddesi gereğince, mahkeme dışında yapılan ikrarın, bu ikrarı güçlendirecek (doğrulayacak) delil ve belirtilerin bulunması halinde hükme esas alınabileceği ilkelerine göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.