YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/713
KARAR NO : 2009/666
KARAR TARİHİ : 13.02.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 143 ada 128 parsel sayılı 46.458,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi raporunda (128A) ve (128B) ile gösterilen bölümlerinin davacı adına, geri kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın Hazine’ye ait tevzii tapusunun oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davacı ve murisi tarafından kullanıldığı, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddelerinde yazılı koşulların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Çekişmeli taşınmaza ait olduğu belirtilen 959 sayılı belirtmelik parseline ilişkin belirtmelik tutanağında, Haziran 1953 tarih 115 numaralı tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmazın, … … işgalinde bulunduğu açıklandığı halde, … … ile gerek davacı gerekse murislerinin irs ilişkisinin olup olmadığı, Hazinenin tapu kayıtları olan 8.5.1961 tarih 113 nolu tevzii tapusu ve mütegayyip eşhastan intikalen oluşan Haziran 1953 tarih 115 numaralı tapu kayıtlarının kapsamları ile çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı belirlenmeden davanın kabulüne ve davacı adına tescile karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Hazine tapularının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli olup olmadığı ve Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusundadır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali, tasarruf şekli, davacı veya murisi ile … … arasında akdi ya da irsi bir bağ olup olmadığı hususunda maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davalı dayanağını oluşturan tapu kayıtları hudutları yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde
tesbit edilmelidir. Beraberde götürülecek teknik bilirkişiden 1960 tarihinde yapılan toprak Tevzii Çalışmaları sonucu oluşan Tevzii Paftası ile Kadastro Paftasını çakıştırmak sureti ile çekişmeli taşınmazın konumunu, davalı tapu kayıtlarının kadastro paftasındaki hudutlarını gösterir ayrıntılı ve gerekçeli kroki ve rapor alınmalıdır. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.