YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/148
KARAR NO : 2009/4965
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 6, 21 ve 22 parsel sayılı 130.24, 195.23 ve 353.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … …’ın davalı … … ve … aleyhine ve davacı …, … ve …’in davalı … … mirasçıları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları el atmanın önlenmesi davaları, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile; çekişme konusu 106 ada 6 parsel ile 22 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 338.16 m2 lik kısmının davacı … … mirasçıları adına, 106 ada 21 sayılı parselin ise, krokide (B) harfi ile gösterilen 15.43 m2′ lik bölümün ilavesi suretiyle 338.16 m2 olarak davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … … mirasçıları vekili ve davalı (karşı davacı) … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişme konusu 106 ada 6 ve 22 sayılı parselin teknik bilirkişi krokisinde (a) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … … mirasçılarının dayandığı tapu kapsamında olduğu ve zilyet bulundukları, 106 ada 21 sayılı parsel ile 22 sayılı parselin (b) harfi ile işaretli bölümünün …’in dayandığı tapu kapsamında bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece her ne kadar davacı ve davalı …’in keşif sırasındaki anlaşmalarına ve yer göstermelerine göre 106 ada 22 sayılı parselin (a) ile gösterilen 338.16 metrekarelik kısmın davacı … …’a ait olduğu ve (b) ile gösterilen 15.43 metrekarelik kısmın davalı …’in ev yapmak suretiyle kullandığı, bu bölümün 21 sayılı parselin tabi uzantısı olduğu yönünde, ikinci keşifte hazır bulunan bilirkişi tarafından düzenlenen rapor esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, bu keşifte … … mirasçılarının ve vekillerinin de hazır olduğu tüm tarafların katılımı ile yapılmış bir sulh anlaşmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sadece bir kısım tarafların gösterme ve anlaşmasına göre düzenlenen rapora göre tescil kararı verilmesi doğru değildir. Davacı … … ve mirasçılarının dayanağını oluşturan ve kadastro tespiti sırasında aynı zamanda zemin katı dükkan, üst katı mesken olan kargir bina, ahşap samanlık ve arsası olarak zilyet bulundukları çekişme konusu 106 ada 6 sayılı parsele uygulanan 23.3.1989 tarih ve 7 sıra numaralı 602 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının tesisinde Eylül 1309 tarih ve 4 sıra
numaralı ve 264 zira yüzölçümü ile kayıtlı olduğu, kök tapu kaydından ifrazen oluşan tapu kayıtlarının 106 ada 3, 4, 5, 6 ve 7 sayılı parsellere revizyon gördüğü, tapu kaydı miktarı 602 metrekare ise de, 106 ada 6 sayılı parselin 130.24 metrekare olarak tespit gördüğü ve davacı tapusunun ifraz krokisinin bulunduğu, davalı … ile … … mirasçıları …, …, … ve …’in dayanağını oluşturan ve bu şahıslar ile dava dışı kişilerin paylı olarak malik bulundukları 22.10.1979 tarih ve 50 sıra numaralı 2727 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı ve tedavüllerinin ise tesiste Nisan 336 tarih ve 123 ile 124 sıra numaralı 3 dönüm yüzölçümlü tapu ile kayıtlı bulunduğu, kadastro tespiti sırasında tapu malikleri arasındaki taksime dayanılarak söz konusu tapu kaydının 106 ada 11, 21, 22, 23 ve 24 sayılı parsellere uygulandığı ve bu parsellerin toplam yüzölçümünün tapu kaydı yüzölçümünden daha az olduğu, tutanakların iktisap sebebinde taksim sonucu çekişme konusu 106 ada 21 sayılı parselin tapu maliki …’e, 106 ada 22 sayılı parselinde diğer tapu malikleri … … mirasçıları …, …, … ve …’e isabet ettiği ve bu şekilde kullanıldığı, …’in 21 sayılı parsele ev inşa ettiği anlaşılmaktadır. Tespit tarihinden önce davacı … …’ın, davalı … ile … …’in kardeşi … … aleyhine dayandığı tapu kaydının miktar itibariyle kullandığı 6 parsel yanında 21 ve 22 sayılı parselleri de kapsadığı iddiası ile; … …, … … ve … mirasçısı …’in ise, bu davaya karşılık olarak 106 ada 21 ve 22 sayılı parseller hakkında … … mirasçıları aleyhine kendi tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı ve zilyet bulundukları iddiası ile meni müdahale davası açtıkları anlaşılmaktadır. Tarafların dayanağını oluşturan her iki tapu kaydının da … …’den intikalen oluştuğu, … ve … …’in, …’un çoçukları, … …’ın damadı olduğu anlaşılmaktadır. Tüm tarafların katılımı ile yapılmış bir anlaşma bulunmadığına göre davacı tapusunun dayanağı ifraz krokisi uygulanarak kapsamı buna göre tayin edilmelidir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında yeniden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte tarafların dayandığı tapu kayıtları ve dayanağı haritaları yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eli ile uygulanarak hudutları zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazları kimin ne zamandan beri ne suretle kullandığı, aralarında taksim yapılıp yapılmadığı etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, toplanan delillerin tespit tutanağının iktisap sütunundaki bilgilere aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Davacı … … mirasçılarının dayandığı tapu kaydı daha eski tarihli olduğundan davacı tapusuna öncelik verilmesi gerekir. Davacı tapu kaydının ifraz haritası bulunup, kenar uzunlukları mevcut olduğundan uygulama kabiliyetin de bulunduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritası bulunan tapu kayıtlarının kapsamının, haritasına göre belirlenmesi zorunludur. Hal böyle olunca tapu kaydı dayanağı ifraz haritası komşu 106 ada 7 sayılı parsel sabit nokta alınmak ve kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle fen bilirkişi tarafından uygulanarak davacı tapusunun ifraz haritasına göre çekişme konusu parsellerde kapsadığı bölümlerin davacı … … mirasçıları adına, kalan bölümün ise davalı tapusu miktarından daha az revizyon görmesi nedeniyle davalı tapusu kapsamında kaldığı kabul edilerek tapu malikleri olan … ile … … mirasçıları … …, … …, … … ve …’in arasındaki .
harici taksim ve kullanım durumuna göre adlarına tescil kararı verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.