YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2885
KARAR NO : 2006/4739
KARAR TARİHİ : 24.07.2006
Davacılar 1-…Lodigiani-İmpregilo spa 2-… … İnş.A.Ş. 3-… Industrise Ltd. 4-…… Ltd. 5-… KK. ile davalı … arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için ……, …’dan oluşan Hekem Kurulu tarafından verilen 25.07.2005 tarihli kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve dosya Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesince 25.10.2005 tarih ve 2005/472-Diş sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile davalı vekili avukat …geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında imzalanan 10.5.1985 tarihli asıl, 12.9.1986, 16.2.1987, 3.5.1988 ve 30.11.1989 tarihli ek sözleşmeler uyarınca Kınalı-Sakarya otoyolu inşaatı yapım işi davalı bakanlıkça davacıya verilmiştir. Eldeki davada kesin hak ediş bedelinin geç ödenmesi yüzünden uğranılan finansman gideri, teminat mektuplarının geç iadesi yüzünden ödenen komisyon bedelleri ve kesin hak edişin geç yapılması nedeniyle öngörülmeyen giderler için 7.491.652,52 $ asıl ve 4.757.966,19 $ işlemiş faizin asıl alacağa dava tarihinden itibaren yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili istenmiş, Prof.Dr…, Prof.Dr…. … ve Yrd.Doç.Dr….’dan oluşan hakem heyetince alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller dayanak yapılarak davanın kısmen kabulüne dair oyçokluğuyla verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki 10.5.1985 tarihli sözleşmenin “Anlaşmazlıkların Çözümü” başlıklı 67.1 maddesinde ihtilafın hakemler eliyle karara bağlanacağı ve uyuşmazlığın giderilmesinde sözleşme hükümleri ile T.C. Tahkim Kanunu ve Mevzuatının dikkate alınacağı, “Sözleşmede Geçerli Olan Kanun” başlıklı 81. maddede ise T.C. Hükümetinin geçerli kanunlarına uygun olarak çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hkuk Genel Kurulu’nun 28.1.1994 gün ve 1993/4 esas, 1994/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararında tarafların tahkim şartı veya sözleşmede aralarındaki uyuşmazlığın çözümünde maddi hukuk kurallarının uygulanmasını öngörmeleri halinde hakemlerin bu kurallar uyarınca karar vermeleri gerektiği, buna aykırı karar verilmesinin temyiz sebebi oluşturacağı kabul edilmiş olduğundan temyize konu hakem kurulu kararının HUMK.nun 533. maddesinde sayılan sebebler dışında kanunlara ve sözleşmeye uygunluğu açısından da incelenmesi gerekmiştir.
1- Hakemlerce toplanan delillere, dosya kapsamına ve alınan bilirkişi kurulu raporuna, iddia ve savunmaya göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- BK.nun 101.maddesindeki düzenlemeye göre, sözleşmeden doğan bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın sadece muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gerekir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Aksi takdirde davadan önce temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda, kesin hakedişin geç ödenmesinden kaynaklanan finansman gideri alacağı (munzam zarar) için kesin hak ediş bedelinin ödendiği 2.10.1998 tarihi, ödenen komisyon bedelleri yönünden de ödeme tarihleri başlangıç alınarak temerrüt faizi hesaplanmıştır. Oysa bu tarihler borcun muaccel (istenebilir) hale geldiği tarih olup, temerrüt faizine başlangıç alınamaz. Sözleşmede kesin vade kararlaştırılmadığından temerrüt için ihtarın varlığı şarttır. Davacı tarafından davalı idareye gönderilen tüm yazılarda -12.1.1998 tarih 200/27120 sayılı ve 1.9.1998 tarih 200/27151 sayılı olanlar hariç- kesin hak edişin yapılıp ödenmesi ve kesin teminat mektuplarının iade edilmesi istenmiştir. Bu yazılarda “dava konusu yapılan alacaklar” talep edilmediğinden bu yazılar dava konusu alacak kalemleri bakımından temerrüt oluşturmaz. Temerrüt oluşturduğu ileri sürülen 12.1.1998 tarih 200/27120 sayılı ve 1.9.1998 tarih 200/27151 sayılı yazılarda ise kesin hak edişin ödenmemesi ve kesin teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle uğranılan kayıplarla ilgili olarak bir takım parasal değerlendirmeler yapıldıktan sonra sonuçta hukuki yollara gerek kalmaksızın işlemlerin makul ve hakkaniyete uygun biçimde neticelendirilmesi ümit ve talep edilmiştir. Mahiyeti itibariyle bu yazılar uyuşmazlığın sulhle çözümlenmesi temennisine dayalı bilgilendirme yazılarıdır. Bu yazılarda açıkça “ödeme” talep edilmediği gibi, davalıya tebliğ edildiği de kanıtlanamadığından bu yazılar borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez. Hakem kurulunca, dava konusu alacaklar bakımından dava öncesi temerrüdün gerçekleşmediği gözetilerek talep edilen işlemiş faize ilişkin davanın tamamının reddedilmesi gerekirken, kesin hak ediş bedelinin ve teminat mektubu devre komisyonlarının ödendiği tarihler faize başlangıç alınarak bu kalem istemin kısmen hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
3- Kabul bakımından da, hüküm fıkrasının 6 nolu bendinde davacıdan tahsiline karar verilen yargılama giderinin 64.700,00 YTL yerine 64,700.000,00 YTL olarak, 8 nolu bendinde de her iki taraf yararına takdir olunan vekalet ücretleri toplamının 54.675,73 YTL yerine 54.675.736 YTL olarak, davacı yararına takdir olunan vekalet ücretinin 9.650,26 YTL yerine 9.650.267,40 YTL olarak, davalı yararına takdir olunan vekalet ücretinin de 45.025,46 YTL yerine 45.025.468,60 YTL olarak yazılması, bu şekilde rakamlarda maddi hata yapılması doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, hakem kurulu kararının 2. bentte yazılı nedenlerle davalı idare, 3. bentte yazılı nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA. 450,00 YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.