Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/7733 E. 2009/793 K. 17.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7733
KARAR NO : 2009/793
KARAR TARİHİ : 17.02.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacı tarafın muris … mirasçısı olduklarını mahkeme kararı ile ispat ettikleri, mirasçılardan birinin diğer mirasçıları gizleyerek tapuda intikal yaptırmaları sonucunda ketmedilen mirasçı payının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağı belirtilerek, mahkemece iptali istenen tapu kayıtlarının revizyon gördükleri parsellerin tutanakları ve dayanakları getirtilmek suretiyle davanın parsel maliklerine yöneltilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 138 ada 126, 160, 162, 207, 229, 230, 358, 139 ada 30, 169 ada 1, 170 ada 19, 92, 94, 95, 112, 119, 122, 124 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacılar ve davalılar adlarına tesciline, 138 ada 49, 50, 59, 61, 81, 111, 335, 336, 170 ada 141, 148, 157 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, … miras şirketi mümessili … ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, göre davalılar … ve … vekilinin 138 ada 126, 160, 162, 207, 229, 230, 358, 170 ada 19, 92, 94, 95, 112, 119, 122, 124, 139 ada 30, 169 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davalılar … ve … vekilinin 138 ada 225 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 138 ada 225 parsel sayılı taşınmazın parsel numarasının hükümde 138 ada 222 olarak yazılması isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 5.sayfasının 29.satırındaki “222” rakamının hükümden çıkartılarak yerine “225” rakamının yazılması suretiyle ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
3- Davacı …’ın miras şirketi mümessili …’m 138 ada 59 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; davacı …’ın miras şirketi mümessili …’ın, dava konusu ettiği taşınmazları gösteren 15.7.2004 havale tarihli listenin içinde çekişmeli 138 ada 59 parsel sayılı taşınmaz bulunmamaktadır. Mahkemece, 138 ada 59 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı halde, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde çekişmeli parsel hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazlarının kabulü ile 138 ada 59 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
4- Davacı …’ın miras şirketi mümessili …’ın 138 ada 49, 50, 61, 81, 111, 335 ve 336, 170 ada 141, 148 ve 157 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; Mahkemece, çekişmeli 138 ada 111, 170 ada 141, 148 ve 157 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafın dayandığı Mayıs 1953 tarih 74, 75, 76 ve 77 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, 138 ada 49, 50, 61, 81, 335 ve 336 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise hak düşürücü sürenin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 138 ada 49, 50, 61, 81, 335 ve 336 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 26.1.1995 tarihinde kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde on yıllık hak düşürücü sürenin tespitin kesinleşme tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş olup, dava tarihi olan 23.1.1996 tarihine kadar; çekişmeli 138 ada 49, 50, 61, 81, 335 ve 336 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 10 yıllık hak düşürücü süresinin geçtiğinin kabulünde isabet bulunmamaktadır. Öte yandan davacı taraf, çekişmeli 138 ada 49, 50, 61, 81, 111, 335, 336, 170 ada 141, 148 ve 157 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mayıs 1953 tarih 75 ve 77 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece tapu kayıtları getirtildiği halde mahalline uygulanıp kapsamları belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle, dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılarak, keşif sırasında davacının dayanağı Mayıs 1953 tarih 75 ve 77 sıra numaralı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye kroki üzerinde işaretlettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, kime ait olduğu, kimden kime kaldığı ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle çekişmeli 138 ada 49, 50, 61, 81, 111, 335 ve 336, 170 ada 141, 148 ve 157 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün BOZULMASINA, 17.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.