YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3764
KARAR NO : 2009/798
KARAR TARİHİ : 17.02.2009
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, ödenmeyen kooperatif aidat bedellerinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, birikmiş borcuna ilişkin 943-YTL gecikme cezası ve 2.204-YTL temerrüt faiz alacağı için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 20.10.2000 tarihinde müvekkilinin üyeliğinin sona erdiğini, kooperatife bir borcunun bulunmadığını savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalının kooperatif üyeliğinden ayrıldığı, ancak takip tarihi itibarıyla 561,12-YTL gecikme zammı ve 619,27-YTL temerrüt faizi borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile takibin 1.255,39-YTL üzerinden devamına, diğer istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı ödenmeyen gecikme faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekilince müvekkilinin kooperatif üyeliğinin sona erdiği savunulmuş olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Her ne kadar 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/son maddesi uyarınca ihraç edilen üyelerin yükümlülükleri çıkarma kararının kesinleşmesine kadar devam edeceğinden, bu tarihe kadar tüm üyelerin parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekirse de; bu hüküm, sonradan ihraç kararını iptal ettirerek yeniden üyeliğe dönen, diğer bir deyişle üyelik ilişkisi ile hak ve yükümlülükleri devam eden üyeler için geçerli olup, üyelikten ayrılan ve hak ve yükümlülükleri sona eren üyeler için uygulanamaz. Zira üyelik ilişkisi sona eren üyelerin parasal yükümlülükleri de sona erdiği gibi, bu üyelere haklarını iade etmek durumunda olan kooperatifin, önce bu üyelerden parasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini istemesinde hukuki yarar yoktur. Bu durum karşısında mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair nedenlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 17.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.