YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1972
KARAR NO : 2006/4581
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin devamına ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde borcun tamamen ödendiğini savunup, ödeme savunmasını ispat bakımından diğer deliller yanında yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece, yemin dışındaki delillerin ödeme savunmasını ispata yeterli olmadığı kabul edildiğine göre davacının kabulünde olan miktarı aşan ödemeler bakımından yemin teklif hakkının bulunduğu davalıya hatırlatılıp sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, bu hak hatırlatılmadan hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-İcra takibinde 3.500.000.000 TL asıl alacak ve 585.000.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.085.270.000 TL alacağın tahsili istendiği ve davalı yanca bu miktarın tamamına itiraz edildiği halde, açılan davada yalnızca 1.000.000.000 TL asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden itirazın iptali istenmiş, aşan kısım dava konusu yapılmamıştır. Mahkemece taleple bağlı kalınarak hüküm tesisi gerekirken, dava konusu yapılmayan asıl alacak ve faiz alacağı bakımından da itirazın iptaline karar verilmesi ve bu suretle talebin aşılması HUMK’nun 74. maddesine aykırıdır.
4-İcra takibinde, asıl alacak yanında başlangıcı belirtilmeyen bir tarihten icra takip tarihine kadarki dönem için hesaplanmış faiz alacağının tahsili de istenmiş, mahkemece faiz alacağına yönelik itiraz da iptal edilmiştir. Sözleşmeden doğan bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel (istenebilir) olması yetmez, borçlunun yöntemine uygun ihtarla temerrüde düşürülmesi de gerekir (BK.md.101). Temerrüt, sözleşmede kesin vade kararlaştırılmışsa bu tarihte, kararlaştırılmamışsa yöntemine uygun olarak keşide edilen ihtarla verilen sürenin sona erdiği tarihte, ihtar yoksa icra takip tarihinde oluşur. Somut olayda, sözleşmede kesin vade kararlaştırılmadığı gibi icra takibi öncesi keşide edilmiş bir ihtar da bulunmamaktadır. Bu durumda birikmiş faize yönelik itirazın iptali isteminin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
5-İcra takibinde, asıl alacak ve işlemiş faizden oluşan toplam alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi istenmiş, mahkemece talep gibi karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 104/son maddesine göre geçmiş günler faizine temerrüt nedeniyle tekrar faiz yürütülemez. Mahkemece bu maddeye aykırı olarak faize faiz yürütülmesi doğru bulunmamıştır.
6-İcra takibinde alacağa %86 oranında faiz uygulanması talep edilmiş, mahkemece talep gibi karar verilmiştir. Faiz oranına ilişkin olarak sözleşmede bir hüküm bulunmadığından yapılan işin niteliğine göre davacı en fazla avans faizi talep edebilir. Bu faizin oranı da her zaman sabit olmayıp zaman içinde eksilebilir veya artabilir. 14.7.2003 icra takip tarihindeki avans faiz oranı %57 olup, mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren %86 oranını geçmemek üzere %57 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekirken, yüksek ve sabit oranda faiz uygulanması isabetli olmamıştır.
7-Mahkemece hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İİK’nun 67. maddesindeki düzenlemeye ve Dairemiz içtihatlarına göre, icra inkar tazminatı yalnızca asıl alacak üzerinden verilir. İşlemiş faiz alacağı inkar tazminatı matrahına katılmaz. Mahkemece, inkar tazminatının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden verilmesi doğru olmadığı gibi, hüküm fıkrasında miktarının belirtilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. bentler uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.