Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/6951 E. 2007/7542 K. 26.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6951
KARAR NO : 2007/7542
KARAR TARİHİ : 26.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 30.07.2004 olan dava tarihinin karar başlığında 02.11.2004 olarak gösterilmesi maddi hataya dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2) Davada %30 keşif artışı kapsamındaki işler bedeli ile %30’u aşan sözleşme dışı işlerin bedeli talep edilmiş, mahkemece %30 keşif artışı kapsamı ve %130 dışındaki fazla işler bedelinin 2003 yılı birim fiyatlarına göre hesaplanmasını doğru bulan bilirkişi raporu uyarınca ve denetime elverişli olmayan bu rapora itibar edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekidir. Sözleşmesinde BİGŞ’nin 19 ve 2886 Sayılı Yasanın 63.maddesi dikkate alınmakla işin kapsamında artış olabileceği baştan kabul edilmiştir. BİGŞ’nin 19.maddesi hükmünce davacı yüklenici işin %30 fazlasını sözleşme fiyatlarıyla yapmak zorundadır. Dosya kapsamından işin %30 keşif artışına rağmen tamamlanmadığı, davalı idarenin bu durumda sözleşmeyi feshedip yeni bir ihale açma olanağına sahip iken davacı yükleniciyi işe devam ettirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kesin hakediş tutanağı davalı idare yetkililerince onaylanmadığı ve davalı idare için bağlayıcı hale gelmediğinden bu hakediş tutanağına göre alacak miktarının hüküm altına alınması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece 17.06.2003 ve 19.12.2003 tarihlerinde düzenlenen kesin hakedişdeki işlerden sözleşme ve %30 fazlası işler ile %30’u aşan kısımlarının nelerden ibaret olduğu, sözleşme ve %30 fazlası kapsamındaki işlerin 1998 yılına göre sözleşme fiyatlarıyla, %130’u aşan kısımdaki fazla imalâtın yapıldığı 1998 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda hükme esas raporu veren bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır. Öte yandan sözleşme ve sözleşme dışı imalât nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklarda, temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacaklının borçluya gönderdiği alacak miktarı gösterilen ve ödenmesi talep edilen ihtarname ile temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut olayda davacı yanca davalıya gönderilen 23.07.2002 ve 17.03.2004 tarihli yazılarda ödenmesi gereken meblağ gösterilmediğinden davalıyı temerrüde düşürücü nitelikte değildir. Bu halde kabul edilen asıl davada talep edilen alacağa dava tarihinden, ıslahla artırılan miktara ise ıslah tarihinden temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken yanlış değerlendirme yapılarak temerrüde esas teşkil etmeyen 17.04.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de kabul şekli itibariyle yerinde görülmemiştir.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.