Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5232 E. 2009/5175 K. 20.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5232
KARAR NO : 2009/5175
KARAR TARİHİ : 20.07.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 7 parsel sayılı 21209.76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde …’nin kullanımında olduğu şerhi verilerek Ağrı Kadastro Müdürlüğü Kadastro Komisyonunun kararına istinaden meradan açıldığı ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmaması nedeniyle mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 106 ada 7 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 17192.25 metrekarelik bölümünün davacı … adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen 4016.51 metrekarelik bölümünün ayrı parsel altında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından taşınmazın (B) bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilen ve temyize konu bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın dört tarafı 106 ada 8, 12, 16 ve 95 sayılı mera parsellerine sınır olup, bu parsellerin tespitleri kesinleşmiştir. Kadastro tutanağında imzası bulunan tespit bilirkişinin beyanı ile keşifteki beyanı çelişkili olup, bu çelişki giderilmemiştir. Dört tarafı mera ile çevrili bir taşınmazın mera olmadığının kabulü için bilimsel verileri içerir biçimde ziraat bilirkişisinden rapor alınması gerekir. Oysa dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişisinin taşınmazın tesciline karar verilen bölümü ile mera olduğu kabul edilen bölümü ve etrafındaki diğer mera parselleri ile arasında seylap görünümlü kuru dere yatağı, toprak yapısı, bitki örtüsü ile eğim farklılıklarının bulunduğu yönündeki raporu taşınmazın meranın devamı niteliğinde olmadığı ve mera ile arada ayırıcı sınır bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığı halde bu rapor ile yetinilmesi isabetsizdir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın etrafını çevreleyen kesinleşmiş mera parselleri ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ile denetlenmeli, tespit bilirkişileri taşınmazın başında tanık sıfatıyla dinlenerek tespit sırasındaki beyanları ile keşifteki beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan önceki ziraat bilirkişi raporu da değerlendirilerek taşınmazın niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, etrafındaki meraların devamı niteliğinde olup olmadığı, mera bütünlüğünü bozucu nitelik taşıyıp taşımadığı, temyiz konusu bölüm ile taşınmazın mera kabul edilen diğer bölümü ve etrafındaki mera parselleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında komşu parsellerle karşılaştırmalı incelemeyi içeren ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, keşifte taşınmazın fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, taşınmazın tamamının kamu orta malı niteliğinde mera olduğunun anlaşılması halinde meraların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.