YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13529
KARAR NO : 2009/3914
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin * kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan Sur Yapı End. San. Tic. AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, temyiz eden davalı Sur Yapı End. Tic. San. AŞ’nin tüm, temyizin kapsamına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 08.02.2001 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece dairemizin 24.04.2007 gün ve 2493-6783 sayılı Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda maddi tazminata ilişkin hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, eş ve çocukların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalı Sur Yapı End. Tic. San. AŞ avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. İhtiyari dava arkadaşlarının davada birlikte hareket etmeleri sadece biçimsel bakımdandır. Esas olarak ihtiyari dava arkadaşlarının davaları biri biriden bağımsızdır. Hal böyle olunca kabul edilen ve reddedilen tazminat miktarları üzerinden İhtiyari dava arkadaşlarından her biri için kabul edilen bölüm üzerinden lehine ve reddedilen bölüm üzerinden de aleyhine ayrı ayrı avukatlık ücretinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir dava varmış gibi hüküm kurulması hatalı olmuştur. Uyulan bozma ilamında da aynı konuya değinildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yazılı bulunan “ Kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen 12.558,03 YTL
Avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” sözcüklerinin silinerek yerine;
“Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacılar yararına bozma dışı kalan maddi tazminat miktarları dikkate alınarak, davacı … için 11.111,33-TL, davacı Emrah Süren için 629,49-TL, davacı Soner Süren için 2.186,50-TL, avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 17.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.