YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6546
KARAR NO : 2023/29
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 24.09.2010 tarihinde gözaltına alınıp, 28.09.2010 tarihinde tutuklandığını beyanla, haksız tutukluluktan doğan maddi ve manevi zararları nedeniyle 80.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 160.000,00 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 17.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, istenen miktarların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/264 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/4691 Esas, 20191175 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2021 tarih 2019/60042 sayılı tebliğnamesi ile davacı hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasını aşan tutukluluk süresi için tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının uyuşturucu madde ticareti suçundan tutuklanması nedeniyle tutuklandığı suçtan mahkumiyetine karar verilmediğinden bahisle tazminat isteme koşullarının oluştuğu ve en azından uyuşturucu madde kullanmak suçundan verilen 10 ay hapis cezasını aşan tutukluluğu için tazminata hükmedilmesi gerektiğin ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarih, 2017/276-2018/101 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan 24.09.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 28.09.2010 tarihinde tutuklandığı ve 29.05.2012 tarihinde tahliye olduğu tespit edilmiş ise de; 22.03.2018 tarihinde verilen karar da uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği ve suçtan verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verildiği, CMK 141. maddesinde ve yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında davacı hakkında tazminata hükmedilebilmesi için hakkında haksız bir hukuki işlemin yapılmış olması gerektiği, halbuki sanığın aynı eylem nedeni ile uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği anlaşılmakla şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği dikkate alındığında, bu aşamadaki hükmün davacı bakımından herhangi bir sonuç doğurmadığı, ancak davacı bakımından dayanak mahkeme hükmünde belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesi veya hükmün açıklanması halinde tazminat davasının şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aynı eylem nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle davanın
reddine karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmayarak, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti olan 4.360,00 TL’nin 845,00 TL şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarih, 2017/276-2018/101 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan 28.09.2010-29.05.2012 tarihleri arasında 609 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda dönüşen suç vasfı nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’un 191/1,62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği ve 5271 Sayılı Kanun’un 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, hükmün 30.04.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararda belirlenen 5 yıllık denetim süresinin inceleme tarihi itibariyle dolmadığı ve tazminat koşullarının denetim süresi sonunda verilecek karara göre değerlendirilmesi gerektiğinden bu aşamada davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, bu nedenle tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
15/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01/02/2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139. maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olduğu dikkate alınarak davalı lehine karar tarihindeki tarife üzerinden ağır ceza hâkimliklerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sulh ceza mahkemelerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücret takdir edilerek davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/264 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.