YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1558
KARAR NO : 2009/1395
KARAR TARİHİ : 09.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davalı Hazine’nin taşınmazın davacı adına tescile karar verilen, fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek, taşınmazın aynı rapor ve krokide (B) harfi ile işaretlenen bölümü yönünden ise ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda bu bölüm üzerinde yabancı düğün çiçeği, koyun yumağı gibi yabancı otların ve meşe ağaçlarının bulunduğu, her hangi bir kültür bitkisine rastlanmadığı, ham toprak vasfında bulunduğu belirtilmiş olduğu halde ek raporda, (B) harfi ile gösterilen bölümün, üzerinde bakımları yapılarak yetiştirilen ve yaprakları hayvan yemi olarak kullanılan meşe ağaçları bulunan tarımsal faaliyet yapılan ham toprak vasfında bulunduğu kaydedilmiş olmasına göre; mahkemece rapor ile ek rapor arasında, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün niteliğinin hem ham toprak hem de tarımsal faaliyet yapılan yer olarak gösterilmesi suretiyle doğan çelişkinin giderilmesi yönünden, çekişmeli taşınmazın başında yerel bilirkişiler ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılması, keşif sonunda ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, niteliği ile komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler hakkında ayrıntılı, aynı zamanda önceki ziraatçi bilirkişi raporu ve ek raporundaki bulguları tartışıp, değerlendirerek çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınması, yöre koşulları dikkate alınarak zilyetliğin sürdürülüş biçimi 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde sözü edilen ve mülk edinmeye olanak sağlar nitelikte ekonomik amaca uygun zilyetliğin olup olmadığı konusunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 08.10.2008 tarihli celsede davacının nizalı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve bozma ilamına konu edilen taşınmaza yönelik davasından feragati nedeniyle davanın kısmen kabülüne, kısmen reddine, ile 241 ada 1 sayılı parselin ham toprak vasfı ile yapılan tesbitin iptali ile 27.08.2007 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen 19450.820 m2’lik bölümünün tarla vasfıyla aynı ada ve parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına, geriye kalan (B) harfi ile gösterilen 6338.97 m2’lik bölümünün aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 09.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.