Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/3068 E. 2006/5271 K. 25.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3068
KARAR NO : 2006/5271
KARAR TARİHİ : 25.09.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi nedeniyle yüklenicinin imalât bedeli alacağının tahsili, birleşen dava saklı tutulan fazlaya ilişkin hak nedeniyle imalât bedelinden doğan ek alacak istemine, birleşen davadaki karşı dava ise arsa sahibinin kira tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yüklenici tarafından açılan davanın HUMK.nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, birleşen davadaki karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar başlığında davacı adının … yazılması maddi hataya dayalı olup, mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni sayılmamıştır.
1-Arsa sahibinin birleşen dosyada açtığı karşı dava ile ilgili olarak,
14.7.2004 gün ve 5219 Sayılı Yasanın 2 A maddesinin c fıkrası ile HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2006 tarihinden itibaren 1.090.000.000 liraya çıkarılmıştır.
… Asliye Hukuk Hakimliği’nin kararı 23.03.2006 tarihlidir. Davada 20.000.000.000 TL.nın tahsili talep edilmiş, 67.892.000 TL.ya hükmedilmiş olduğundan karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca’da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Bozmadan önce … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/848 esasına kayıtlı asıl dava ile birleştirilen aynı mahkemenin 1998/960 esas sayılı davasında yüklenici sözleşmenin feshi nedeniyle imalât bedeli alacağının tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece yüklenicinin açtığı davanın kabulüne, arsa sahibinin açtığı karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karşı davanın temyiz istemi üzerine Dairemizin 03.03.2003 gün 2002/4671 Esas, 2003/986 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleşen davada yüklenici lehine verilen kararla ilgili sair temyiz itirazları reddedilerek, karşı davada arsa sahibinin kira bedeli istemi yönünden eksik inceleme nedeniyle bozulmuş, arsa sahibinin karar düzeltme istemi de Dairemizin 16.10.2003 gün 2003/3393 Esas, 2003/4829 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Böylece asıl ve birleşen davada yüklenicinin açtığı dava nedeniyle verilen karar temyiz itirazları reddedilip bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmiştir. Bozma kapsamı dışında kalan bölüm hakkında yerel mahkemece inceleme yapılamayacağı gibi temyiz incelemesi de yapılamaz. Asıl, birleşen ve karşı dava birlikte görülmelerine rağmen müstakil hüviyetlerini muhafaza ettiğinden asıl ve birleşen dava davacısının kararın kesinleşmesi nedeniyle bozmadan sonra yapılan yargılamada davayı takip etme zorunluluğu yoktur. Bu halde davacının duruşmalara gelmemesi nedeniyle HUMK.nun 409. maddesi gereğince işlem yapılamaz.
Mahkemece bu durumda yüklenicinin açtığı asıl ve birleşen davadaki imalât bedeli ile ilgili karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı sebeplerle karşı davalının karşı davada verilen hükme karşı temyiz isteminin hükmün kesin olması nedeniyle reddine, (2.) bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada yüklenicinin açtığı dava ile ilgili hükmün davacı-karşı davalı … yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalıya geri verilmesine, 25.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.