YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2369
KARAR NO : 2006/3980
KARAR TARİHİ : 28.06.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı … ile davalı … Tic.A.Ş. vekillerince temyiz edilmiş, davalı Şirket vekili tarafından duruşma istenmiş ise de süresinde yapılmayan duruşma isteği reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, … sözleşmesinden kaynaklanan ve ayıplı ifa nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat istemlerinin reddine dair verilen karar davacı … ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 67. maddesine göre vekaletnamesinin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece görevi gereği kendiliğinden gözetilir. Dava dosyasının incelenmesinden davacılardan sadece …’nin avukatına verdiği vekaletnamesinin bulunduğu velayeten dava açılan küçükler …, … ve … ile diğer davacılar … ve …’nin vekaletnamelerinin bulunmadığı ve bu eksiklik giderilmeden yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir durumda mahkemenin resen davayı açan vekile küçüklerle ilgili velayet hakkını haiz olan anne ve babadan küçüklere velayeten, diğer davacılar … ve …’den kendilerine asaleten alınmış vekaletname asıl veya örneklerini ibraz etmesi veya icazetlerini sağlaması için kesin süre verip eksikliğin giderilmesi durumunda davaya devam etmesi, giderilmemesi halinde bunlar hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davaya devamla sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2-Dosya kapsamı ve getirtilen ceza dosyasına göre olay sonucunda davacı gösterilen …, … ve …’in yaralanarak cismani zarar gördükleri anlaşılmaktadır. Davalının kusurlu kabul edilmesi durumunda eylemi ile bu şahısların yaralanmaları arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan cismani zarar gören …, … ve … lehine BK.nun 47. maddesi uyarınca uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
3-Patlama sonucunda davacı …’ye ait binada meydana gelen hasar, Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2000/85 Değişik iş sayılı dosyasında davacı tarafından yaptırılan tespitte 44.726.676.000 TL., davalı tarafça aynı mahkemenin 2000/88 Değişik iş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte 33.450.000.000 TL. olarak belirlenmiş, alınan raporlara her iki tarafça da itiraz edilmiştir. Mahkemece hasar miktarı konusunda herhangi bir inceleme yaptırılmamıştır. Davacı …’in davalının yaptırdığı tespitteki hasar miktarını kabul ettiğine dair beyanı yoktur. Her iki tespit raporundaki miktarlar farklı olduğundan mahkemece HUMK.nun 275 ve 284. maddeleri uyarınca yeniden oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan gerekirse mahallinde keşif yapılarak alınacak raporla çelişkinin giderilmesi, gerçek zarar miktarının tespitiyle maddi tazminata ilişkin istemin karara bağlanması gerekirken davalının yaptırdığı delil tespiti sonucu alınan raporun tercih edilme nedeni gösterilmeksizin eksik inceleme sonucu maddi tazminat istemi konusunda yazılı şekilde hüküm tesisi de kabul şekli itibariyle isabetli olmamıştır.
Belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.), (2.) ve (3.) bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.