Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/1982 E. 2006/3913 K. 26.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1982
KARAR NO : 2006/3913
KARAR TARİHİ : 26.06.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıya ait 18 bağımsız bölüm numaralı konutun 01.05.2001 ilâ 30.09.2003 tarihleri arasındaki süre için getirebileceği toplam (3.300,00) YTL; 12 nolu konutun 01.05.2001 ilâ 30.04.2003 tarihleri arasındaki süre için getirebileceği toplam (2.700,00) YTL kira tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi doğru olmuş ise de; davacı tarafından Ankara 19. Noterliği aracılığı ile davalıya gönderilen 04.04.2003 tarihli ihtarname, ödenmesi istenen kira miktarı gösterilmediğinden, bu niteliğince temerrüt ihtarı sayılmadığı halde 01.04.2003 tarihine kadar ki sürede hesaplanıp hükmedilen kira tazminatına, belirtilen ihtar sebebiyle 09.04.2003 tarihinden itibaren ve ayrıca geriye kalan süre içinde hükmolunan kira tazminatına, aylık tutarlara o ayı takip eden ayın ilk günü temerrüt tarihi olarak kabul edilip yasal faiz
uygulanması doğru olmamıştır. Çünkü, Borçlar Kanunu 101/1. maddesi uyarınca; istenebilir bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı da, kira tazminatı alacağı sebebi ile dava tarihi olan 24.10.2003 tarihinden itibaren davalı yükleniciyi borçlu temerrüdüne düşürmüş olduğuna göre; mahkemece, hükmolunan kira tazminatı tutarına dava tarihinden itibaren değişen oranlarda gözetilerek temerrüt faizi uygulaması gerekirken, az yukarıda açıklandığı üzere yazılı şekilde temerrüt faizi uygulaması Borçlar Kanunu’nun 101. maddesine aykırı olmuştur.
Öte yandan, davanın kısmen reddine karar verildiği ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispî vekalet ücreti hesaplanıp davalı yararına hükmedilmesi gerekirken; (300,00) YTL maktu vekalet ücretinin mahkemece takdiri ile tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, ikinci keşif masrafları, davalı tarafından yapılmış olmasına karşın bu husus mahkemece gözetilmeden davacı tarafça yapılmışçasına yargılama giderinin tümünün davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Açıklanan tüm bu sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.