YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4462
KARAR NO : 2022/8210
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24.04.2019 tarih ve 2017/441 E. – 2019/130 K. sayılı kararın asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.03.2021 tarih ve 2019/1208 E. – 2021/412 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tesettür giyim tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, sektörün öncü firmalarından biri olduğunu, müvekkile ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2012/10195 numaralı faydalı model belgesi ile koruma altında bulunan “KUMAŞ TUTUCU AKSESUAR” başlıklı buluşun, davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak üretildiğini, satıldığını, ticarete konu edildiğini, ayrıca gerçek hak sahibiymişçesine basın yoluyla ilan edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin faydalı model belgesinden doğan haklarına davalının tecavüzünün tespitini, men’ini ve ref’ini, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescil ettirdiği buluşunu eşarp tutucu olarak piyayasa sunduğunu, müvekkilinin davacının ürününün satışını, üretimini etkileyen herhangi bir eyleminin olmadığını, haksız rekabetin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiş; birleşen davada, 2012/10195 sayılı faydalı model belgesinin yenilik kriterini taşımadığını, ürünün istemler ve teknik özellikler bakımından yenilik içermediğini, 30/09/2010 tarihli US2010242230 (A1) ve 21.07.1964 tarih US3141216 Birleşik Devletler Patent Belgeleri ile 2012/10195 sayılı belgenin yenilik kriterini çürüttüğünü ileri sürerek davalıya ait 2012/10195 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; birleşen davada davalı tarafın 2012/10195 Y sayılı faydalı modelinin yenilik kriterini taşımadığı ve 551 sayılı KHK 165. maddesindeki hükükümsüzlük koşulunun oluştuğu, asıl davada bilirkişi avansı yatırılmadığından bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/15 D.iş sayılı tespit dosyasına sunulan raporda, ürünlerin satışının yapıldığı internet sitelerinden (www.fgstaki.com), instagram ve facebook sayfalarından incelemesi yapılan şal-eşarp tutucuların, 2012/10195 no’lu “Kumaş Tutucu Aksesuar” buluş başlıklı faydalı model belgesinin koruma kapsamında olduğu ifade edilmiş ise de 551 sayılı KHK.’nın 66. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken 131. maddesi uyarınca, faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçlarının geçmişe etkili doğacağı ve sağlanan korumanın, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağı hükmü karşısında bu davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen davada dava konusu TR 2012 10195 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında tasarım uzmanı öğretim üyesinin de bulunduğu bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda birleşen davada davalı tarafın 2012/10195 Y sayılı faydalı model belgesinin konusunu oluşturan buluşun yenilik kriterini taşımadığı ve tüm istemleri yönünden 551 sayılı KHK 165. maddesindeki hükükümsüzlük koşulunun oluştuğu tespit edildiğinden mahkeme kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 42,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan alınmasına, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.