Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4918 E. 2022/8778 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4918
KARAR NO : 2022/8778
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.06.2019 tarih ve 2018/770 E- 2019/462 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.04.2021 tarih ve 2019/1241 E- 2021/545 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7.4 madde gereğince dağıtım faaliyetinin hisselerinin tamamının davalıya ait olduğu dönemde MEDAŞ’ın özelleştirilmesinden önce yani TEDAŞ ile MEDAŞ’ın ayrılmaz bir bütün olduğu dönemde 2007 yılında meydana gelen elektrik kesintileri nedeniyle Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/730 Esas 2016/56 Karar sayılı hükmü gereğince MEDAŞ tarafından ödenen meblağın davalı tarafça ödenmesi gerektiğini ileri sürerek söz konusu mahkeme ilamı gereğince 13.07.2018 tarihinde Adana 1.İcra Müdürlüğü’nün 2016/5885 Esas sayılı dosyasına ödenmek zorunda kalınan 150.131,35 TL’nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL’sinin ve ilgili dava kapsamında yapılan yargılama giderlerinin yine fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, TEDAŞ’ın özelleştirilmesi sürecinde alınan bir kısım yargı kararları sonrasında TEDAŞ ile hisselerinin tamamına sahip olunan 20 Elektrik Dağıtım Şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalandığını, Meram Elektrik Dağıtım A.Ş 25.09.2008 tarihinde de gerçekleştirilen ihale sonucunda şirketin tüm hisselerinin 30/10/2009 tarihinde Alcen Enerji Dağıtım ve Parakende Satış Hizmetleri A.Ş tarafından devir alındığını, MEDAŞ’ın ihale sürecinin tamamlanmasının ardından 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ve özelleştirme idaresi talimatları doğrultusunda taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin ayrım çalışmaları yapılıp listeler hazırlanarak tespit tutanağı imzalandığını ve yönetim kurullarının onayından geçerek kesinleştiğini işletme hakkı sözleşmesinin imzalanması, ile birlikte işletme hakkının devredildiğini ve 24.07.2006 tarihi sonrasında dağıtım faaliyetinin davacı tarafça yürütüldüğünü ve sözleşmenin 7.maddesinde açıkca belirtildiği üzere 24.07.2006 sonrasında meydana gelen zararlara ilişkin olarak sorumluluğun dağıtım faaliyetini yürüten davacıya ait olduğunu, sözleşmenin hiçbir yerinde hisse devir tarihine kadar sorumluluğun davalıya ait olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri uyarınca TEDAŞ’ın sorumlu tutulabilmesi için tazminata esas olayın İHDS imzalanmadan önceki döneme ilişkin olması gerektiğini, somut olayda da tazminat ödemesine neden olan elektrik kesintisinin 2007 yılında meydana gelmesi nedeniyle müvekkiline rücu edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve toplanan tüm delillere göre; dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup; davadaki uyuşmazlığın, kesinleşen mahkeme kararı gereğince ödenen bedelin taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesi nedeniyle davalıdan talep edilip edilemeyeceği ve zamanaşımı konularına ilişkin olduğu, davacı tarafça, taraflar arasında kurulan sözleşme hükümlerine göre, davalı TEDAŞ’ın sorumlu olduğu dönemde rücuya esas olayın gerçekleştiği iddiasıyla mahkeme kararı gereğince ödenen tutarın davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle dava açılmış ise de; taraflar arasında yapılan sözleşme 7.4 uyarınca TEDAŞ’ın sorumlu olduğu dönemde gerçekleşen eylemler ve hukuki işlemlerden dolayı, davalı tarafın sorumlu olduğu, rücuya konu davadaki elektrik kesintisinin işletme hakkı devir sözleşmesinin akdedildiği 24.07.2006 tarihinden sonraki bir tarih olan 18.07.2007 tarihinde ve 2007 yılında meydana geldiği, taraflar arasında imzalanan İHDS hükümleri nazara alındığında İHDS tarihinden sonra meydana gelen olaylarda davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacının bu nedenle yaptığı ödemeleri davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan temyiz incelemesinde; her ne kadar davacı vekilince, davalı şirket hukuk müşavirliği tarafından davacı şirkete hitaplı 26.10.2010 ve 24.01.2011 tarihli yazılar ile İHDS tarihinden sonra meydana gelen olaylar yönünden de sorumluluğun davacı tarafından üstlenildiği iddia edilmiş ise de, anılan yazı içerikleri incelendiğinde İHDS tarihinden sonra meydana gelen olaylar nedeniyle davacının 3.kişilere ödemek durumunda kaldığı bedeller yönünden sorumluluğun davalı şirkete ait olduğuna ilişkin herhangi bir ibare yer almadığı, dolayısıyla kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin isinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.