Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11335 E. 2022/15573 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11335
KARAR NO : 2022/15573
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait “…” unvanlı işyerinde 01/09/2015-20/07/2018 tarihleri arasında ustabaşı olarak tam zamanlı ve eksiksiz çalıştığını, bu dönemde sol ayağındaki kılcal damarın tıkanması sebebiyle … yatarak tedavi gördüğünü, ancak tedavinin sonuç vermemesi ve rahatsızlığının bedeninin tamamına yayılması tehlikesi üzerine müvekkilinin 20/11/2018 tarihinde Denizli Devlet Hastanesine sevk edildiğini, 11/12/2018 tarihinde de sol ayağının diz altından kesildiğini, davalı işverenin, müvekkilinin raporlu olduğu 02/02/2019 tarihinde iş akdini bildirimsiz olarak feshettiğini, fesih nedeninin ise “istifa” olarak gösterildiğini, müvekkilinin istifa etmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin, ustabaşı ve şantiye şefi olarak, davalıya ait şehir dışındaki şantiyelerde davalının yüklendiği prefabrik yapı imalatı işinde sorumlu olarak çalıştığını, iş akdinin feshedildiği tarihte 4.500,00-TL net ücret aldığını, ancak prime esas kazancının asgari ücret olarak gösterildiğini, bu konuda emsal ücret tespiti yaptırılması gerektiğini, müvekkilinin 01/09/2015 tarihinde işe girmiş olmasına rağmen davalı işverenin, müvekkilinin işe giriş tarihini 24/11/2016 olarak bildirdiğini, bunun dışında müvekkilinin çalışmasında herhangi bir kesinti ve aksaklık olmamasına rağmen 2018/5. döneminde sadece 6 gün çalışmasının bildirildiğini, bu şekilde davalı işverenin, müvekkilinin çalışma süresini eksik bildirdiğini ve böylelikle müvekkilinin sosyal güvenlik hakkını ihlal ettiğini beyanla; müvekkilinin davalının işyerinde 01/09/2015-24/11/2016 tarihleri arasında fiilen sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve 2018 yılı Mayıs ayında eksik bildirilen 24 günlük çalışmasının tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Feri müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre, husumet itirazında bulunduklarını, davanın ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın reddine ” şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
davacı vekili eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada; davacının, davalı işveren nezdinde 24/11/2016-02/02/2019 tarihleri arasında bildiriminin bulunduğu, işe giriş bildirgesinin 24/11/2016 tarihinde kuruma verildiği, davalı işverenin 22/12/2015 tarihinde kapsama alındığı, … kayıtlarına göre davalının 24/02/2016 tarihinde kaydının başladığı, vergi kaydına göre 16/11/2015-31/12/2019 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, komşu işyerlerinin tespiti için davalı işyerinin bulunduğu sanayi sitesinin yönetimine, vergi dairesine ve Kuruma müzekkere yazılarak, iş yerine komşu ve

yakın işyerlerinin bildirilmesi halinde davalı işyerini bilen ve tanıyanlar dinlenilmeli, yine eksik bildirim yapılan güne ilişkin olarak, ifadelerde belirtilen iş kazası ile ilgili dava açılıp açılmadığı araştırılmalı, şayet açılmış ise bu dosyadaki beyanlar da dikkate alınmak suretiyle çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı veklinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 07/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.