YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/592
KARAR NO : 2009/707
KARAR TARİHİ : 13.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 1 parsel sayılı 8834,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrafu altında olduğundan bahisle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen tanık Uygun Abuşen taşınmazın doğusunda mera bulunduğunu bildirmiş olmasına, taşınmazın çevresinin hali arazi ile çevrili olmasına ve tespit bilirkişilerinin bir kısmının arazinin sürülüp ekildiğini hiç görmediklerini beyan etmelerine karşın mahkemece usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, tespit bilirkişileri ile mahalli bilirkişi beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın çevresindeki tüm taşınmazları gösterecek şekilde kadastro haritası ile bu taşınmazlara ait tespitlerin kesinleşme durumlarını gösterir tutanak örnekleri getirtilmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yansız bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresinde kamu orta malı mera bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu köylerden dinlenecek yerel bilirkişiler ile tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, tespit bilirkişi ve yerel bilirkişi beyanları arasında çelişki olması durumunda yüzleştirme yapılmak sureti ile çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan arazinin eğimi, toprak yapısı, komşu parsellerle ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli
rapor alınmalı, fen bilirkişisinden çekişmeli taşınmazı tüm komşu parseller ile birlikte gösterir ve keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte harita ve rapor istenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.