Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2317 E. 2009/3913 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2317
KARAR NO : 2009/3913
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 53 parsel sayılı 70014 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1. derece arkeolojik sit alanı içinde kalması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı belirtilerek davalı Hazine adına tesbit edip edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak, davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 20 dönümünün kendisine ait olduğu iddiası ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kabulüne ve çekişmeli parselin 24039.70 metrekarelik kısmının davacı … adına tesciline, kararın infazında 12.9.2008 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinin esas alınmasına, 17818.81 metrekarelik kısmının davacı … adına tesciline, geri kalan kısmın Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde sit alanı içinde kaldığı hususunun kaydına, kararın infazında 16.4.2008 havale tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinin esas alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı …’nın dayandığı tapu kaydının dava konusu yeri kapsadığı, davacı … lehine dava konusu yaptığı taşınmaz bölümü üzerinde kadastro tesbit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı …’nın dayandığı 27.5.1954 tarih 38 sıra numaralı tapu kaydının geldisi 2.7.1952 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydının Sarız Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.5.1952 tarih ve 1952/13 esas ve 1952/40 karar sayılı tescil ilamı ile oluştuğu anlaşılmaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için tescil dosyası, bulunamadığı takdirde tescil ilam ve krokisi getirtilmeli, mahallinde yeniden elverdiğince yaşlı, davanın sonucunda yararı bulunmayacak yansız yerel bilirkişi ve aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları ile fen bilirkişi ve arkeolog bilirkişi refakate alınarak keşif yapılmalı, davacı …’nın dayandığı tapu kaydının tüm sınırları tek tek okunarak zeminde belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla ispat etme olanağı tanınmalı, davacının dayandığı tapu kaydının kapsamı tereddüte imkan vermeyecek şekilde kesin olarak saptanmalı, davacı tapusunun kadastro tesbiti sırasında revizyon görüp görmediği, görmüş ise hangi parsellere uygulandığı araştırılmalı ve bu parsellerin onaylı tesbit tutanak örnekleri getirtilerek, tapu uygulaması sırasında bu husus da gözönünde tutulmalıdır. Sit alanı haritası fen bilirkişi marifetiyle dava konusu yere uygulanıp dava konusu taşınmazın sit alanı ve koruma alanı içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak saptanmalı, arkeolog bilirkişisinden gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi izleme olanağı veren krokili rapor düzenlettirilmelidir. Taşınmazın davacı … tarafından dava edilen bölümünün bu davacının dayandığı tapu kaydının kapsamı dışında kaldığını ve dava konusu taşınmazın 1. veya 2. derece arkeolojik sit alanında veya kültür varlığı koruma alanı sınırları içerisinde kaldığının saptanması halinde 5663 sayılı Yasa ile değiştirilen 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 2863 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. madde gözönünde bulundurulmak suretiyle davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı ziyetliği yolu ile edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.