YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5936
KARAR NO : 2009/1204
KARAR TARİHİ : 03.03.2009
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve üyelikten haksız olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ihtarlarda verilen sürede ödemelerini yerine getirmediğini, bu nedenle ihraç kararının doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacıya gönderilen ihtarnamelerin ve ihtarnamede istenilen borç bilgilerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, noterden gelen tebligat bilgisine göre, davacıya gönderilen ikinci ihtarname Tebligat Kanunu’nun 21. ve Tüzük 28. maddesine aykırı olması söz konusudur. Anılan hükümler uyarınca, kendisine tebliğ yapılacak kimse veya muhatap namına tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisi gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar, ihtiyar heyeti veyahut zabıta amir veya memurlarından araştırarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, beyanı yapan imzadan imtina ederse bu ciheti şerh ve kendi imzası ile tasdik etmesi gereklidir. Somut olayda, ihraç kararının dayandığı ikinci ihtarnamede muhatabın adreste bulunmama sebebi yukarıda açıklandığı şekilde tebliğ mazbatasına belirtilmeden tebligat yapıldığı belirtilmektedir. Bu durumda, mahkemece noterden ikinci ihtarnameye ilişkin tebligat parçasının aslı ya da onaylı suretinin getirtilmesi, tebligatın açıklanan ilkeye göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 03.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.