Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4937 E. 2009/5091 K. 09.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4937
KARAR NO : 2009/5091
KARAR TARİHİ : 09.07.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 313 ada 1 parsel sayılı 14767,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasette iştiraken … … mirasçıları adına tespit edilmiş; Hazinenin açtığı dava Kadastro Mahkemesince reddedilerek 22.08.1996 tarihinde veraset ilamındaki payları ve intifa hakları oranında … … mirasçıları adına tescil edilmiştir. Davacılar … ve … vekili 27.11.1996 tarihli dava dilekçesi ile çekişmeli taşınmazların ortak muris … …’den intikal etmiş olup … … terekesinin paylaşılmadığını, taşınmazın ortak muris adına tapuda kayıtlı bulunduğunu bildirerek kadastro sonucu oluşan tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ve adlarına tescili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kamulaştırma sonucu taşınmaz ifraz edilmiş ve ifrazen oluşan 313 ada 3 sayılı parsel davalılar, 313 ada 4 sayılı parsel Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına 02.06.1999 tarihinde tescil edilmiş; davacılar vekili, 313 ada 4 parsel olarak tescil edilen kısım için talebini kamulaştırma bedeline dönüştürmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 313 ada 3 sayılı parselin tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptal edilerek davacılar adına tesciline; dava konusu taşınmazların kamulaştırılan kısmı ile ilgili kamulaştırma bedelinden 94,00 YTL’nin davacı …, 94,00 YTL’nin davacı …’a işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçının bulunması halinde miras bırakının terekesi yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri (elbirliği mülkiyeti) geçerli olur. Bu nedenle de ya tüm mirasçıların birlikte dava açması ya da açılan davaya diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması ya da terekeye mümessil tayin edilmiş olması gerekir. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre ortak muris … …’ün davacılar ve davalılar dışında, ikinci eşi …’den dolayı başka mirasçılarının da olduğu ve bu mirasçılarının davaya muvafakatlarının alınmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlanması, mümkün olmadığı takdirde terekeye mümessil tayini suretiyle davaya devam edilmesi gerekirken, bu gereklilik yerine getirilmeden yazılı şekilde işin esasıyla ilgili karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Kabule göre de kararın eki olmayan, tarih ve numarası belirtilmemiş veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle infazı olanaksız hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına 09.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.