Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1883 E. 2009/2992 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1883
KARAR NO : 2009/2992
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında şikayet dilekçesi ile dava açılamayacağından bahisle, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince davanın durmasına, karar kesinleştiğinde aynı Kanun’un 170. maddesi uyarınca sanık hakkında iddianame ile dava açılmak üzere dosyanın C.Savcılığına tevdiine dair, Buldan İcra Mahkemesinin 06.11.2006 tarihli ve 2006/141-193 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2007 tarihli ve 2007/228 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 27.12.2006 tarihli ve 2006/6103-8363 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığa isnat olunan suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 1.fıkrasında “…bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” hükmünün yer aldığı, yine anılan kanunun 349. Maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18. Maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346. Maddesinin son fıkrasında yer alan “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesince bakılır” hükmü karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile yagılamaya başlanacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30.01.2009 gün ve 5307 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 12.02.2009 gün ve K.Y.B. 2009/32180 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 333/a.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikâyeti üzerine cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan kanunun 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18. Maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346. Maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, şüphelilere yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesince verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu gözönüne alındığında, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2007 tarihli ve 2007/228 Değişik İş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.