YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5295
KARAR NO : 2007/6088
KARAR TARİHİ : 08.10.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat … ile davalılar … ve … vekili avukat … …. Diğer davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar davada; murisleri … ile yüklenici … İnşaat Tur.Gıda Hayv.Nak.Em.Taah.San.Tic.ltd.Şti. arasında 2.9.1998 ve 8.6.1999 günlü kat karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmeler uyarınca yüklenici şirkete isabet eden bağımsız bölümlerin satışı konusunda murisleri tarafından yüklenici şirketin yetkilileri olan davalılar … ve …’ya 11.6.2001 günlü vekaletname verildiğini, vekaletname verilirken davalı vekillerin yaşlı ve hasta olan murislerini hileye düşürüp kandırarak murise ait 960 ada 4 nolu parseldeki 14 nolu dubleks daireyi de satış yetkisi aldıkları bağımsız bölümler içine kattıklarını ve bilahare muvazaalı olarak diğer davalılar … ve …’a devrettiklerini, bu davalıların kötü niyetli olup diğer davalılarla işbirliği içinde bulunduklarını ileri sürerek 14 nolu bağımsız bölüm tapusunun iptal ve tescilini, bu mümkün görülmez ise fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 50.000.000.000 TL daire bedelinin faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmişlerdir.
Davalılardan … İnş.Ltd.Şti ile … cevabında; dava konusu daireyi davacıların murisinden bedeli mukabili satın aldıklarını, satış vekaletinin bu nedenle verildiğini, ortada hile ve muvazaa bulunmadığını, davalılar … ve … da cevabında; dava konusu daireyi yüklenici şirketten bedelini ödeyerek satın aldıklarını ve iyi niyetli bulunduklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Diğer davalı … ise davaya cevap vermemiş, ancak ileriki aşamalarda vekille temsil olunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; noterde düzenleme biçiminde tanzim olunan vekaletin geçerli olduğu, hile ve muvazaanın kanıtlanamadığı, vekaletin kötüye kullanıldığına dair bir iddia var ise ayrıca dava açılabileceği gerekçeleri ile dava reddedilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki uyuşmazlık davacıların murisi … ile yüklenici … İnşaat Ltd.Şti arasında imzalanan 2.9.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşmenin 3/g maddesine göre dava konusu 960 ada 4 nolu parseldeki 4.kat 14 nolu dubleks daire davacıların murisine ait olup, bu hususta yanlar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Aynı sözleşmenin 8. maddesinde yükleniciye aşamalı olarak satış hakkı verileceği kararlaştırıldığından muris tarafından yüklenici şirketin yetkilileri olan … ve …’e 21 adet bağımsız bölümün satış yetkisini içeren 11.6.2001 tarih ve 5982 yevmiye nolu vekaletname verilmiştir. Davacılara aidiyetinde çekişme bulunmayan dava konusu 14 nolu dubleks daire de, satış yetkisi verilen bağımsız bölümler arasında yer almaktadır. Satış yetkisi alındıktan sonra dava konusu daire 26.9.2001 tarih ve 9304 yevmiye nolu resmi senetle arsa sahibi … vekili … tarafından 3.500.000.000 TL bedel gösterilmek suretiyle diğer vekil …’e, bu vekil tarafından da 22.11.2002 tarih ve 10832 yevmiye nolu resmi senetle yine 3.500.000.000 TL bedel gösterilmek suretiyle diğer davalılar … ve …’a satış yoluyla devredilmiştir. Arsa sahiplerinin, yüklenicilere isabet eden bağımsız bölümler yanında kendilerine ait bağımsız bölümler için de satış vekaleti vermeleri, diğer bir ifadeyle üçüncü kişilere yapacakları satışlarda yüklenici şirket yetkililerini vekil tayin ederek onların müşteri bulma ve satış konusundaki imkan ve tecrübelerinden yararlanmak istemeleri hayatın olağan akışına uygundur. Bu nedenle yükleniciye satış yetkisi verilen bağımsız bölümler içinde arsa sahibine ait bağımsız bölüm bulunması hilenin varlığına karine teşkil etmez. Hilenin varlığının ve süresinde ileri sürüldüğünün açıkça ıspat edilmesi gerekir. Toplanan deliller, dava konusu dairenin satış vekaletinin hile ile alındığını ve bu vekalete dayanılarak davalılar … ve Ömür’e yapılan satışın muvazaalı olduğunu ıspata yeterli olmadığından mahkemenin bu yöndeki kabul ve değerlendirmeleri isabetli olmuştur. Bu durumda yanlar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar Kanununun 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekalet akdi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. BK.nun 392. maddesi uyarınca vekil yaptığı işin hesabını vermek ve aldığını faiziyle birlikte ödemek
zorundadır. Satış bedelinin miktarını ve bu bedelin vekil edene ödendiğini ıspat yükü de vekile aittir. Mahkemece alınan 25.4.2005 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu dairenin değeri vekil tarafından ilk satışın yapıldığı (yani iade yükümlülüğünün doğduğu) 29.9.2001 tarihi itibariyle 50.000.000.000 TL olarak saptanmıştır. Davalı vekiller tarafından aksi iddia ve ıspat edilemediğinden bu miktar alacağın davalı vekillerce vekil edene ödenmesi gerekir. Davalı vekiller ödeme konusunda herhangi bir yazılı delil sunmamışlar, ancak cevap dilekçesinde “her türlü kanuni delil” diyerek yemin deliline dayanmışlardır. Bu durumda mahkemece davalı vekiller … ve …’ya yemin teklif hakkı hatırlatılarak sonucuna göre ödeme savunmasının ıspat edilmesi halinde haklarındaki davanın reddine, aksi halde taleple bağlı kalarak 50.000.000.000 TL daire bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı vekillerden tahsiline karar verilmesi gerekirken, vekalet akdinden kaynaklanan alacakla ilgili ayrıca dava açılabileceğinden bahisle vekiller hakkındaki davanın da reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına davalılar … ve … aleyhlerine BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalılar … … ve …’dan alınarak davacılara, 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin de davacılardan alınarak davalılar … ve …’a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 08.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.