Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1253 E. 2009/1367 K. 06.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1253
KARAR NO : 2009/1367
KARAR TARİHİ : 06.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 15 parsel sayılı 1286,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın babaları … tarafından düzenlenen vasiyetnameye göre kendisi ve üç erkek kardeşine bırakıldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın taraflar arasında yapılan rızai paylaşma sonucu davalıya isabet ettiği ve davalı yönünden Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki koşulların gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tarafların miras bırakanı … …’a ait iken, Karadeniz Ereğli 1. Noterliği tarafından düzenlenen 08.08.1988 tarih ve 15587 yevmiye numaralı vasiyetname ile … oğulları …, …, … ve …’a vasiyet edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık miras bırakandan vasiyet ile intikal eden taşınmazın usulen paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü ve paylaşmanın ne şekilde olduğu hususundadır. Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ile davalı tanığı, taşınmaz vasiyet yolu ile intikal ettikten sonra, kardeşlerin aralarında anlaşarak taşınmazları paylaştıklarını ve çekişmeli taşınmazın davalı …’a isabet ettiğini belirtmişlerse de bu şekildeki soyut beyanlar paylaşmanın varlığı ve kapsamını belirlemeye yeterli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için, taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmak suretiyle mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından muristen kaldığı sabit olan taşınmazın, lehine vasiyet edilen oğulları …, …, … ve … arasında usulen taksim edilip edilmediği ve edilmiş ise taksimin ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazın taksimde kime düştüğü, taksimde diğer mirasçılara yer verilip verilmediği, taşınmaz üzerinde bulunan evin kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın üzerindeki evin paylaşmaya konu olup olmadığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.03.2009 gününde oybirilğiyle karar verildi.